Bulgaristan'daki grevden dolayı prodüksiyon takımlarının gümrükten Türkiye'ye geçememesi sebebiyle iptal olan Depeche Mode konserinin yaşattığı hayal kırıklığı ile başlıyorum yazıma...
Bir konserin iptal olmasının verdiği hüzün 'en iyi 10 hüzün' arasında yerini alır bence. Birden bire mutsuzluğa sürükler, depresyona sokar maazallah. "At some point in the future" da geleceklermiş, hiç inanmadım ben bu sözlere de neyse.
Futbolla aramızdaki rekabet sona ermiyor sayın seyirciler. Tam severim belkim diyorum yine gıcık olduğum bir şey çıkıyor. Futbol sevgisi ilişki bilem bitirebilir, söylemedi demeyin. Futbolun karşısında şampiyon olan kadın görmedim, göremeyeceğim de sanırım. Benim yerime bu sene de Galatasaray şampiyon oldu, olsun bakalım hayat ona güzel.
Zaman zaman hiçbir şeyin yetmediği zamanlardayız. Ne aile, ne iş ne aşk ne para. Hiçbir şey bazen o nereden doğduğu bilinmeyen boşluğa kapılıveriyoruz. Sonra akla geliyor gençlik hayalleri, buradan gitmeler, yüksekler, alçaklar saçmalamalar.
"İlla bir şeyden pişman olacaksan yapmadığından değil yaptığından pişman ol" dedi arkadaşım bana. Dediği şu; ilerde ben neden gitmedim o istediğim ülkede yaşamaya? sorusunu soracağıma gitmiş olayım. Bilmiyorum, insanı buraya bağlayan çok şey var- özgürlük hiç gerçekleşmeyen bir rüya galiba.
Evet, özgürlük hissini burada bu şartlarda yaşarken duymak zor. İnsan istiyor ki kimseye hesap vermeden yaşayabilsin. Gel gör ki günümüz şartlarında (benim şartlarımda) bu mümkün değil. Eh hayatın sonraki aşamaları çok mu farklı sanki? Sürekli olarak hesap vermemiz gereken birileri, nereye niye gittiğini açıklaman, neyi neden yaptığını anlatman gereken birileri oluyor hayatında.
Mesela bir gün sadece evden çıkıp trene binip herhangi bir durakta inersin. Kimse sana 'neden, nasıl' diye sormaz. Sormamalı. Özgürlük böyle bir şeymiş gibi geliyor bana. Telefondan kimse aramaz, facebooktan kimse mesaj atmaz. Gittiğin yerde tanıdığın kimse yoktur. Ha 'Sen bunu İspanya'da yaptın ya kızım daha ne istiyon?' şeklinde soru sormaya kalkarsanız size ' 3 yıl önceki 6 aylık olaydan bahsediyon' derim. Ben birkaç yıl uzakta yaşamaktan bahsediyorum, başka bir şeyden değil.
Neyse benim bu gitme ve uzaklaşma deliliklerim başladı yine bana müsaade.
Zaten hayatta planladıklarımız olmuyor, hayatın bizim için planladıklarını yaşıyoruz, o sebepten benim burada öyle mi yapsam şöyle mi yapsam diye kafa patlatmacalarım hep boşuna, boşuna ah boşuboşuna.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder