24 Aralık 2012 Pazartesi

başlık gerektirmeyen.

Akılsız başın cezasını, hem akıl hem ayaklar hem de diğer uzuv ve organlar çekiyor. Bu hiç adil değil dostum.

Haftada 4 iş günün varsa o hafta hiç geçmiyor, tatil günün bir türlü gelmiyor.

Benim için iş yerimde orada buradan İngilizlerin, Güney Afrikalıların ve en önemlisi İspanyolların çıkması harika bir şey.

Yabancılarla çalışmanın en güzel kısmı da Noel'e verdikleri değeri hissetmek olsa gerek.

Hafta sonu gidilen Taksim dünyanın en yorucu şeyi. Bak söz verdim, eğer karşıda işim yoksa kimse zevkine beni götüremez Taksim'e falan. Bu yakada da mis gibi yerler var.

Kimi zaman tüm zamanını boşa harcadığını fark etmek en üzücüsü. Boşa geçirdiğini bilerek değil, önemli bir şey yaptığını sanarak boşa harcamak kastım.

İspanyolca kursum bitene kadar resmen canım çıktı, bitince de bir hüzünlendim 'niye bitti ki' diye. Dengesizlik kanımda var.

Bazen insanlar hiç beklemediğiniz güzellikler yapıyor ya işte o insanlar iyi insanlar. Halbuki mesela hiç öyle bir şey yapmak zorunda değil, siz de zaten beklemiyorsunuz ama yapıyor. Onlardan bahsediyorum.

Şey de var; yakın dostunun kötü durumda olduğunu bilip elinden bir şey gelmemesi durumu. Ya da elinden bir şey gelir mi diye denememe eksikliği. Ne derseniz deyin adına.

Artık İspanyolca öğretmeye de başlayacağım sanırım, boynumun borcudur.

İyi geceler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder