İnsan bir süre sonra harbiden de alışıyor her günün Pazartesi oluşuna. Hafta sonları beklediğin bir şeyler de varsa hem dayanıyorsun hafta içine sonra da alışıveriyorsun.
Yine de işi düşünmediğim tek hafta sonunun kartalkayada olduğunu fark ettim. Demek ki iki ayda bir falan bir yerlere kaçmak uzaklaşmak lazımmış.
Bu seneki yıllık iznimi Kıbrıs'a giderek harcayacağım. 6 öncesinden rezervasyon hazır. Anne, kuzen, teyze ve anneanneden oluşan bomba gibi bir grupla Kıbrıs'a bu yaz damgamızı vuracak gibiyiz.
İş çıkışı çok yorgun da olsam eve gelip televizyon bakıp (televizyon bakmak tabirine hastayım) uyumak ve ertesi gün yine işe gitmek döngüsü insanın ruhunu emiyormuş. Akşamları kafa dinlendirici farklı bir aktivite gerektiğinden şu sıralar yeni bir kurs arama zamanındayım. Ne zihinsel ne fiziksel yoracak şöyle şeker mi şeker bir şeyler.
Bazen hayat bayağı tuhaf, lise arkadaşını karşına iş ve servis arkadaşı olarak çıkarıveriyor mesela. Yol sohbet ede ede kısalıyor köprü trafiği daha az acı veriyor.
Bazı insanları gerçekten çok uzun süre sonra seviyorsun. O uzun süre boyunca hep gıcık ola ola geçiriyorsun ne üzücü. Ama deniyorsun sevemiyorsun falan sonra bir şey oluyor bir bakmışsın sevmişsin. En azından sonu mutlu oluyor, bir de yıllar geçse de sevemediklerin var ya o daha üzücü.
Mutlu olmak güzel ama etrafındakilerle beraber mutlu olmak paha biçilemez. Mutluysam herkes benim gibi mutlu olsun, diyenlerdenim. Öylesi daha bir keyifli.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder