Bilir miydim hiçbir oyuncuyu kıskanacağımı, neden o neden ben değil diye soracağımı? Saadet Aksoy bunuda yaptırdı sayın seyirciler. Penelope'nin karşısında oynayan Saadet tüm film boyunca 'helal olsun' dedirtti. Kıskanırız ama yiğidin hakkını da veririz.
Bu yıl İstanbul kara doyuyor. Lapa lapa yağan karlar bir yandan sevinçler yaşatırken bir yandan 'ya eve dönemezsek?' sorusunu beraberinde getiriyor.
Öğrendiğim bir şey var ise o da çalışmanın en çok tatilden sonra zor geldiğidir. Halbuki hiç tatil girmez ise araya zaten alışıyor bünye. Ama sen gel 5 gün tatil yap sonra da işe git, olur mu hiç?
5 Ocak Cumartesi Haliç Kongre Merkezi'nde Yeni yıl toplantımız vardı. Tüm gün yapılan toplantıların ardından akşam sahneye çıkan MFÖ günün en tatlı en ballı kısmıydı. 6. MFÖ konserime giderek zirveyi yaptım bu sefer. Konseri en ön, hatta ayıptır söylemesi sahneden izledim. Özkan'la göz göze Mazhar'la el ele Fuat'la kalp kalbeydik. Daha da MFÖ'ye gitmem dedim, hiçbir konser beni tatmin etmez artık ya ondan.
Önümüzdeki hafta 2 günlük bir kayak serüvenine çıkılıyor. İçimden daha çok otelin jakuzisini, saunasunu ve kapalı havuzunu kullanacağıma dair hisler de olsa asıl amaç kayak olarak geçiyor. Kartalkaya'ya karda debelenmeye gidiliyor.
Pazar günlerimin neşesi atölyemiz devam ediyor. Aklımın almadığı insanın fevkaladenin fevkindeki konuşmalarını dinlerken üniversite arkadaşlarımla yine bir ders misali ortamda buluşmak da cabası.
Bu arada çaktırmadan 2013'e de girmişiz, 2012'yi de sağ sağlim atlatmışız. Daha ne olsun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder