"İtiraflar sarıyor beynimi, beni ben anlıyor muyum ki?
Hiçbir bitmiyor hayal kurmalar, nerelere gitmeler kimlerle olmalar."
Mfö'den bir kubleyle başlamak istedim yine. Kendimden hiçbir şey bulamadığım bir Mfö şarkısı yer yüzünde yoktur, sanmıyorum. Bu dizede de şair demiş ki, çok fazla yapmak istediğim şey, çok fazla görmek istediğim yer ve çok fazla birlikte olmak istediğim insan var; ama hepsi şu an sadece hayalden ibaret, çünkü ben bile ne istediğimi tam olarak bilmiyorum.
Gel gelelim mesleki açıdan bile şu an farklı bir şey yapmak istiyorum. İdealist çevirmen kişiliğimden sıyrılıp bambaşka sektörlere yoğunlaşmaya çalışıyor bir de üzerine yüksek lisans yapmak istiyorum. Şu anki hedef Pazarlama İletişimi gibi duruyor. "Ne alaka?" sorusunu duyar gibiyim ve şu an için çok somut bir cevap veremiyorum. Yurt dışında yapamayacağımızı anlayınca yerel araştırmalara odaklandık yine, araştırmalar devam ediyor.
İçinden çıkamadığım bir diğer konu ise içinde yaşadığımız bu ülkenin ta kendisi. Maalesef buradan gitmek kolay değil, maddi manevi zorlukları var. Haddi maddiyi ayarladın bir şekilde diyelim sevdiğin insanları burada bırakıp gitmek zor olsa gerek. Çünkü giderken sanki geri döndüğünde her şey aynı duracakmış gibi gelebilir; ancak aynı durmayabilir de. Herkes için söylüyorum bunu, çünkü sen döndüğünde giderkenki sen olmuyorsun buradaki kişi ise senin bıraktığın kişi olmuyor. Değişim devam ediyor her insan için. Bu değişimi yan yana geçirirken adapte olmak daha kolayken uzakta bu değişimi geçirip sonradan görmek kolay değildir diye düşünüyorum, ancak bunları tecrübe etmeden bilmek de mümkün değil.
Ama dediğim gibi bu ülkeden nasıl uzaklaşırım hatta mümkünse sevdiklerimi de nasıl uzaklaştırırım, sorusu beynimi işgal etmekte bu günlerde. Eğer 50 yaşında olsam günümüz olaylarına çok takmayabilir göz yumabilirdim ama gençliğimizin getirdiği harekete geçme güdüsünü bastırmak çok zor bu devirde, bu hareket kaçıp gitmek bile olsa. Sanki dünyada halletmemiz gereken başka hiçbir konu kalmamış gibi her gün erkek kız öğrencilerin arasında minimum kaç metre olmalı, dekolteler nasıl olmamalı vb. konularla geçiyor hayatımız. Biz de film şeridi gibi izliyoruz.
Neyse, daldan dala bir yazı oldu bu sefer. Kafa karışıklıklarının ne yapacağını bilememenin sonucu olsa gerek. Her şeyin biraz daha berraklaşmasına ihtiyacımız var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder