Money talks, demiyorlar boşuna.
Hazırda 30.000 doların yok mu güzelim? Eh, çekil şöyle kenara.
I have a dream, diye başlar sözüne gerçekleştiremeden kalıverirsin ortada.
İşte kapısından çıkarken yurt dışı eğitim fuarının, bunlardı aklımızdan geçenler boyunlar küçük Emrah misali. Paran yoksa sen de yoksun, diyorlardı bize açık açık. Hatta bir tanesi direk "It s an expensive course," dedi yayvan yayvan Amerikan aksanı ile. Hayır yani belki çok zenginiz biz olamaz mı honey?
Her neyse, çok içerledik çok. Yüksek lisans için yüksekten uçuyoruz fazlasıyla, orada en fazla yapabileceğimiz "Extension" diye tabir ettikleri sertifika programıdır, onun da okulu çok pahalı olmasa da Amerika'da yaşamak bir 'dream' olarak kalacak gibi görünmektedir.
Kimisi vardır ana babası zorla paraları saçar okusun diye gönderir en iyi okullara da çocuk gitmez, kimisi vardır gitmek ister kasar da bir türlü fırsat el vermez. Ha çalışıyoruz kazanıyoruz burada babalar gibi yapamaz mıyız yükseğimizi, alçağımızı neyimizi istiyorsak, yaparız. Ama yurt dışında yaşama hevesi gönüllere kazınmıştır bir kere. Özellikle de kısa bir süreliğine yurt dışında yaşayan insanlarda tipik olarak görülen bir hastalıktır bu. Belki çıkmamış görmemiş olan bizim kadar düşünmez 'gitmeliyim!' diye.
Her neyse bu kadar acındırdıktan sonra kendimi elimdeki seçenekleri kabul ederek en iyisini yapmaya çalışacağım. Önce İstanbul'u yenelim de Amerika'sı beklesin bir süre.
Size Abba'dan 'Money money money' adlı parçayı gönderiyorum. Güler misiniz ağlar mısınız, orasını bilmem.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder