21 Mayıs 2011 Cumartesi

kıyamet günü.

Dediler ki 21 Mayıs 2011' de kıyamet kopacakmış. Eh duyar duymaz "ama daha yapacaklarım vardı benim," dedim. Dinlemediler. Haydi diyelim ki bugün kıyamet kopacak, tüm ölüler dirilecek, sonra işte tipik hikaye evli evine köylü köyüne dağılacağız. Gerçekten bunun bilincinde olsaydım, kendimi tutamaz tüm sevdiklerimi arar onları sevdiğimi falan söylerdim. Aramın bozuk olduğu insan var ise onları da arardım. Kesin konuşmam gereken bir insan var mesela. Onu aramalıyım. Biliyorum ki o da benim telefonumu bekliyor zaten. Biraz sinirli olabilir bana, ama öleceğimizi duyunca o da sinirini bir kenara bırakacaktır. Sonra ikimizi de bir pişmanlık sarar. Bu konuşmayı neden daha önce değil de öleceğimiz gün yaptığımızı düşünür, üzülürüz.

Annemle babamı şu an uyandırıp onları karşıma almalı ve güzel bir konuşma yapmalıyım. Onları sevdiğimi bilmeliler. Her şey için teşekkür etmeliyim onlara. En kötü kısmı kardeşimle olur herhalde. Fazla ders çalıştığı için kendisiyle bir yıldır falan çok bir iletişimimiz yok. Bu kadar çabuk öleceğimizi bilse, bu kadar çok ders çalışır mıydı hiç! Daha çok takılır, muhabbet ederdik. Ona bunları anlatmalıyım.

İ.K. Urfa' da şimdi. Hani son kez göreyim desem yok. Mü, İzmir'de.. Bir de önümüzdeki ay buraya gelecekti. Ben böyle şansın.. En azından bu hafta ödev yetiştirmek için kasmayacağız yahu. Bu da en güzel kısmı işte. (güzel kısmı falan yok da)

Bana kalsa, ölmeyelim. En azından şimdi değil, bu gece hiç değil. Tam ben yaşamaya başlamışken değil yani. Ben daha mutlu olacaktım, benim planlarım vardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder