6 Mayıs 2011 Cuma

the typist.

Of, of, of... Yorgunluğumu derecelendirecek bir 'of' sesi henüz keşfedilmedi. Çoktandır yaz(a)madığımın farkındayım; ancak sabah 7 de uyanıp işe gitmek ve sonra akşam en erken8 en geç 11 gibi eve gelmek bir kaç internette oyalandıktan ve belki bir bölüm dizi izledikten sonra yatakta uyuyup kalmak, sonra yine sabah 7de kalkmak işe gitmek.... İş hayatımdan dolayı pişman mıyım peki? Hayır. Yine olsa yine yapar, yine yorgunluğumu çekerdim ki daha önümde kocaman bir hafta mevcut.

Kısaca işimden bahsetmeliyim tabi. 9-13 Mayıs arasında BM En az Gelişmiş Devlet Bakanları Zirvesi gerçekleşecek Lütfi Kırdar' da. Bizler de (bir sürü üniversite öğrencisi) bu zirvede BM personeli olarak bir çok BM yetkilisi ile birlikte çalışmaktayız. Pazartesi başladı işim be önümüzdeki hafta sonuna kadar da devam edecek. Gayet yorucu, zaman alıcı ve zor bir iş olmakla beraber böyle bir ortamda bulunmak da gerçekten önemli bir fırsat. Görev tanımım: typist. (the typist, diye bir korku filmi çekilsin bence) Diğer 'typist' arkadaşlarla kendimize ait bir ofisimiz var ve tüm gün zirveye katılacak olan tam 192 ülkeden gelecek delegelerin kayıtlarını yapmaktayız.

İşin yanı sıra salı ve perşembe akşamları akşam 7 ile 10 arasındaki ispanyolca kursum da yorgunluğuma yorgunluk katmaya devam ediyor. İspanyolca aşkım bile bazen bu yorgunluğu engelleyemiyor, düşünün.

İş sayesinde yüzlerce insanla tanıştım tam beş gün içerisinde. O kadar uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldık ki bazılarını sanki 10 yıldır tanıyormuş gibi hissediyorum. Ayrıca bu beş gün de o kadar gevezelik ettim ki, bence daha önceki 20 yılımda toplam bu kadar konuşmamış olabilirim. (Abartsaydım!)

Neyse, neyse demem o ki dün pazartesiydi bugün bir baktım cuma olmuş. Arada ne olmuş ne olmamış dünyadan haberim yok. Bir koşuşturmacadır, gider. En güzeli belki de benim için bu iki hafta okul olmamasıdır.

Şimdilik Birleşmiş Milletler' den haberler bu kadar, daha sonra yeni haberlerle karşınızda olacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder