9 Kasım 2011 Çarşamba

İhtiyaçlar Hiyerarşisi.

Hepimiz yazıyoruz. Hepimiz beynimizdekileri kusmak amacıyla, boşalıp rahatlamak amacıyla yazıyoruz. Kinyas ve Kayra'daki gibi ne kadar çok kelimeyi sesten yazıya dönüştürüp bir kağıt üzerinde bırakırsak, kafamızın o kadar boşalacağına ve zihinsel ölüme ulaşacağımızı düşünüyoruz belki de. Neyse ne, hepimiz yazarak bir çeşit yardım çığlığı savuruyoruz etrafımıza. Kim duyuyor bu çığlıkları, kim duyuyor da aldırmıyor, kim ilgileniyor da bir şey yapamıyor, kimler kimler duymuyor...

Ben biliyorum kendi derdimi. Zaten biliyormuşum da meğer, bugün ders çalışırken ders kitabında birden bire benden bahsedildiğini okuyorum sandım. Nasıl diyeceksiniz... Abraham Maslov'un ihtiyaçlar hiyerarşisine bakalım hep beraber. Kim bu Maslov? Amerikalı bir psikolog olan Maslov 1943 yılında şöyle buyurmuş, "Bireyin kendini gerçekleştirmesi, yaratıcılığını kullanabilmesi, üretken olabilmesi, dengeli bir hayat kurup ön yargılarından kurtulabilmesinin tek yolu ihtiyaçlar hiyerarşisinde son basamağa kadar sorunsuz bir şekilde çıkabilmesidir."

Biraz açıklayayım şimdi sizlere durumu. Maslov' a göre bir ihtiyaçlar hiyerarşisi var. İlk basamakta fizyolojik ihtiyaçlar bulunuyor, besin, su, cinsellik, uyku, boşaltım gibi. Bu basamağı sorunsuz bir şekilde atlayan birey ikinci basamağa geçiyor ki orada da güvenlik gereksinimi çıkıyor karşımıza. Yani sıhhi ve mülkiyet güvenliği diyebiliriz. Üçüncü basamağa başarıyla atlayan bireylerin gereksinimleri ise; sevgi, ait olma, sevecenlik oluyor. Dost, aile, sevgili, cinsel yakınlık gibi tanımlayabiliriz bunu da. Dördüncü basamakta, saygınlık gereksinimi duruyor ki bu basamakta birey artık öz güvene sahip sağlıklı bir varlık sürüyor. Geliyoruz sonuncu basamağa, beşinci basamakta tüm adımları sağlıklı bir şekilde atlayan birey kendini gerçekleştirmeye başlıyor. Yani yaratıcılığını ve üretkenliğini kullanıyor.

Şimdi bu kız bunları durduk yere niye açıkladı derseniz eğer... Maslov diyor ki, bu basamaklardan herhangi birini başarıyla geçemeyen, ya da sorunlu bir şekilde geçen bireylerin hayatlarında hep geriye dönük sıkıntılar ve sorunlar meydana gelir, birey kendisini gerçekleştirme gereksinimini bir türlü karşılayamaz ve dengesiz bir hayat yaşamaya devam eder. Maslov'un 'birey' diye tanımladığı varlığın yerine ben kendimi koyuyorum burada. Benim üçüncü basamakta baya sıkıntı var dostlar ki ben devamında da sıkıntı yaşıyorum. Dengesizliğimin, üretkenliliğimin tıkanıklılığını ve hayata dair tüm ön yargılarımın cevabını işte burada buldum. Yani sorunumuz; sevgidir, diyebiliriz.

Ortada bilimsel gerçekler var yani, bu sefer uydurmuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder