Okulun son gününü çok fazla dramatikleştirmek istemiyorum aslında, ama yine de o sınıfta son kez bulunduğumun farkındaydım bugün. Son final sınavının hukuk olması ise hocasından dolayı belki de bir işaretti. Yeri geldiğinde 'ikinci babam' yeri geldiğinde 'ikinci Atatürk' dediğim bir insandı o. Bugün 'bu bir son değil yalnız öğretmen-öğrenci ilişkimizin bitişi, artık dost ilişkimiz başlıyor' diyen adam karşısında duygulanmamak pek mümkün olmadı özellikle de benim gibi sulu göz bir insan için. Ama 'her son yeni bir başlangıçtır' klişesine vücut verdi bugünkü sözümüz.
Tamam tamam dramatikleştirmeyecektim. Sadece, işte orta okul bitişiydi, lise bitişiydi derken gözümüzde o çok ama çok büyük insanların gittiği (hele bitirenler gözümüzde devdi adeta) üniversiteyi de bitirdik. Geriye çok sık görüşülecek en fazla üç dost, hatırladıkça gülümsenecek bir sürü insan ve anı kalıyor. Umudumuz her biriyle uzun yıllar görüşmek ya, ayaklarım artık yere bastığı için o işlerin öyle olmadığını biliyor, susuyorum. Düşününce aslında orta okuldan bile dört-beş, liseden üç -dört insan kalması şu hayat koşulları altında çok az görünmüyor gözüme. Üniversiteden de en yakınlarımın hayatımda kalmalarını başarabilirsem sıkıntı yok demektir.
Hala olayı dramatikleştirmeye devam etmiyorumdur umarım. Çünkü amacım bu yönde değil. Aksine, son iki yıldır bitmesini beklediğimiz, bitse de artık işimize baksak dediğimiz, çoğunlukla sabahları şikayet ederek uyanarak gittiğimiz lisans hayatımız sona erdi, geçmiş olsun. Demem o ki, her ne kadar bolca şikayetlensek de şu ana kadar güzel yaşadık; bundan sonrası ise daha güzel olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder