Annemin anlattığına göre 'iyi insan' diye bir şey yok. Bu annemin hayata olan pesimist bakış açısından mıdır, yoksa gerçekten haklı mıdır bilmiyorum. 'İyi insan' kimdir onu da bilmiyorum ama etrafımızda az olduğu kesin.
Hastalıkların en büyük sebebi bu olumsuz düşünce. İç huzurumu kaybedeli oluyor bayağı, en azından 6 ay kadar. Sanırım annem iç huzurunu kaybedeli yıllar olmuş ki ondan hep bu hastalıklar. Beynini yönetmek elinde aslında, düşünmek istemediğin zaman bir şeyi kafanı dağıtmak bir şekilde mümkün; ama annem bunu öğrenememiş. Annemi suçluyorum sanmayın tabii, belli ki bir şeyler ters gitmiş hayatında bir yerlerde, ama annem de iyi gidenlere yönelmeyi pek becerememiş sanıyorum.
Zaten yaşamak başlı başına zor, sabah uyan işe git akşam gel, gün içerisinde bin bir türlü vukuat ve macera.. Bir de iç huzurun olmayınca her şey daha da zorlaşıyor. Ben iyiye yönelmeye çalışıyorum, huzura ve olumluya doğru. Çünkü insanın bir düşünceye takılı kalması nedir biliyorum, beyninde başka hiçbir şeye yer bırakmadan aynı noktada saatlerce, günlerce kalmak yarayla oynamaktan başka bir şey değil gerçekten. İnsanın canını en çok acıtan yine kendisi oluyor bu yüzden. Düşünceden uzaklaşmak becerisi herkesin geliştirmesi gereken bir beceri. Düşünüyorsun öyleyse varsın da düşünceden uzaklaştığın kadar mutlu bir insansın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder