17 Ağustos 2013 Cumartesi

her duygusunu bir mektuba yazıp zarfı saklayan adam.

"Tüm duygularını öfkeni de dahil olmak üzere bir mektuba yaz ve zarfa koy. İstersen bir kaç kopyasını oluştur bu mektubun ve ulaşabileceğin çeşitli yerlerde sakla, örneğin arabanda, odanda ya da ofisindeki masanda. Orada dursun ve istediğin zaman ulaşabileceğini bilmenin rahatlığını yaşa, eğer süre geçtikçe hala o mektuptaki gibi düşünüyorsan tamam, ama belki de artık öyle düşünmediğini göreceksin ve hepsini bir zarfa koyup sakladığın için mutlu olacaksın. Sana sanki bunların hiçbirini hissetmiyormuşsun gibi yap demiyorum, sadece bir ya da iki gün tanı kendine ve ondan sonra hepsini yaşa diyorum. Böylece etrafına daha az zarar verdiğini fark edeceksin."

Eğer bir toplantıda olmasaydık bunları anlatan adama dönüp "Bir dakika ya sen böyle bir şey yaptın mı harbiden?" diye sormak isterdim. Ama toplantıda kendi cümlelerimi söylememe izin verilmez genelde, biz çevirmenler başkalarının cümlelerini birbirlerinin diline çevirir kendi cümlelerimizi ise belki toplantıdan sonra ya da bazen hiç söylenmemek üzere içimizde tutmasını iyi biliriz. Biz bunu iyi biliriz.

Mesleğime haksızlık etmek gibi bir harekette asla bulunmam. Ancak bazen öyle zamanlar geliyor ki orada söz hakkı kesinlikle başkalarında siz ise sadece o kişilerin düşüncelerini kurabilirsiniz cümlelerinizde. Ama kendi düşünceniz o ortamda geçmez. Size kendi düşüncenizi soran yoktur. Tabii ki toplantıdan çıktıktan sonra her şey değişir, siz de herkes gibi bir bireysinizdir ve herkes kadar sizin de düşünceniz geçerlidir. Ancak ben son zamanlarda kendimi biraz daha değişik hissediyor, bir başkasının ağzı olmaktansa kendi ağzım olmak kendi bilgilerimi paylaşmak istiyorum. Bu nedenle de zaten çevirmenlikten başka taraflara doğru eğilmeye başladım. Ama çevirmenlik benim için kutsal kalacak, sağ bacağımın bileğindeki Hermes kanatlarımla beraber mesleğim benimle her yere gelecektir.

Şimdi daldan dala atlayarak bambaşka bir konuya geçeceğim hazır yazmaya başlamışken. 13.08'te başarılı bir ameliyat geçirdik. 'Geçirdik' diyorum çünkü orada sırf annem değil ailenin her bireyi tek tek ameliyat oldu. Size o hastane odasındaki psikolojiyi daha sonra çok daha ayrıntılı bir şekilde yazmak isterim, ama zamanı gelince. Şimdilik sadece başarılı bir ameliyat olduğumuzu ve bu Pazartesi son bir patoloji sonucunu beklediğimizi bildirmek isterim. Sonrasında ailemdeki her bireyi ve kendimi tek tek eleştirdiğim bir yazı yazacağım size, geçtiğimiz altı ayda bu evde gerçekten neler oldu neler bitti onu anlatacağım. Ama öncelikle gerçekten her şeyin son bulmasını bekliyorum.

Sağlıkla kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder