"Farklı kültürleri, dilleri, cinsiyetleri, kişilik ve düşünceleri bir araya getiren bir film: İspanyol Pansiyonu."
İspanyolca'mı tazeleyeyim fikriyle film araştırmasına başlayıp sonunda Fransız yapımı olan 'İspanyol Pansiyonu' adlı filmi izledim. (l'auberge espagnole). Aslında film tam da istediğim işi yaptı, çünkü filmde erasmus için İspanya'ya giden bir gencin hikayesini izliyorsunuz ve onun nasıl İspanyolca öğrendiğini ve Barselona'da neler yaşadığını görüyorsunuz. Çok detaya inmeyeceğim ama bir erasmus öğrencisi olduysanız ya da olmak istiyorsanız bu film sizin için daha anlamlı bir hale gelecek ve 'aa bak bu bana da oldu' ya da' o sokaktan ben de geçtim evet' şeklinde filmdeki karakterlerle konuşmaya başlayacaksınız.
Bir de hoşuma giden filmin en önemli soundtracklerinden bir tanesi Radiohead'den No surprises. Şarkıyı çok sevdiğim gibi filmi de çok sevdim ki kimisi için basit bir gençlik filmi olabilecek ancak kendinizden bir parça bulduysanız da hayatınızdan bir parçayı alıp onu belgesel yapmışlar gibi bile hissedebileceğiniz bir film.
Çocuğun İspanya'dan uçaktan inişinden, sokak sokak dolaşıp ev arayışından ve en son geceki veda partisine kadar hepsi gerçekten bir erasmus öğrencisi ya da sadece hayatının belli bir süresini yurt dışına geçirmek için giden kişi için çok anlamlı gelecek.
Filmin sonu ise bir o kadar değişik. Açıkçası film tabii ki mükemmel değil ve izlerken pek çok kez 'hah şimdi bir şey olacak' deyip aslında bir şey olmadığı zamanlar da oldu. Filmin sonunda ise o izlerken ne olduğunu bile bilmeden sadece olmasını beklediğim o şey oldu. İzleyin bakalım bana hak verecek misiniz...
Tabii, filmden sonra gaza gelen ben hemen başladım İspanyolca ile ilgili çalışmalarıma. Bu sefer takip edebileceğim bir iki blog buldum İspanyolca yazılmış - daha doğrusu İspanyolca konuşan insanların yazdığı- ve onları okumaya başladım.
Dahası da tabii ki hayatımın bir bölümünde İspanya'ya geri döneceğimden eminim. Sokaklarda dolanıp etrafımda duyduğum İspanyolca'ya gülümseyerek karşılık vereceğim. Sadece zamanını bekliyorum.
(Para los que solo entiendan Español, querri decir que un dia volveré a vivir en España por supuesto. Solo espero el tiempo correcto para hacerlo.)
Saludos!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder