22 Ağustos 2013 Perşembe

kötü hücreler.

İçimden dans etmek geldiğinde serviste işten eve dönmekteydim. Radyoda birbiri ardına çıkan güzel şarkılara eşlik etmek ritme ayak uydurmak istiyor en fazla kafamı sallayabiliyor ellerimi şıklatıyordum. Bu da güzeldi, çok zaman sonra ilk defa ciddi anlamda işten eve dönerken içimde hüzün ve karamsar duygularla değil sevinçle dönüyordum. Böyle hissetmek ne kadar da güzeldi. Özlemiştik mutlu hissetmeyi. Çünkü uzun süredir her ne kadar suratımızda gülümseme de olsa ya da zaman zaman kahkaha da atsak içimizde öyle bir gerçek vardı ki, o gerçek bizim gibi gülmüyor ya da kahkaha atmıyordu.

Hastalıklar insanları birbirine yaklaştırıyor orası doğru. Bu zamana kadar yapamadıklarınızı ve bilerek yapmadıklarınızı fark ediyorsunuz. Hatta söz veriyorsunuz "eğer daha çok zamanım olursa bunları bunları yapacağım, şuralara gideceğim" diye. Bazen en acısı o istediğiniz zaman gelmiyor, bazen ise bir şans daha buluyorsunuz şu ana kadar yapamadıklarınızı yapmak için. Bir yandan da balık hafızalı olan bizler o kadar çabuk unutuyoruz ki yaşadıklarımızı bundan önceki ayları silip atabiliyoruz yeri gelince ve şu an'ın değerini bilemediğimiz bile oluyor.

Demem o ki keşke insan insanın değerini onu kaybetme riskini hiç hissetmeden bilebilse. Bir hastalığı tecrübe etmeden yakınını ne kadar sevdiğini fark etse ve dile getirse ya da ayrılmadan önce o ne çok sevdiği sevgilinin değerini bilse de sonrasında vicdan azabı çekmese. Çünkü hayat öyle dersler veriyor ki insana suratına yediğin tokadın acısı uzun süre geçmiyor, o surat beş parmak izi ile kırmızı kalmaya devam ediyor uzunca bir süre.

Neyse, tedavimiz henüz bitmiş değil; ancak iyi haber o kötü hücreler var ya işte onlardan kurtulduk artık. İşin en zor kısmını atlattık hep beraber. Hem de bayağı kah gülerek kah ağlayarak yaptık bunu. Bir gün güçlü durduk bir gün sarılıp ağladık ya da birbirimize giriştik. Bir şekilde bu altı ayın sonuna geldik.

1 yorum:

  1. Çok güzel bir geri dönüş olmuş. O kadar güzel ki, o anları yaşayan yaşamayan herkes bir anda aynı hisleri tecrübe ederken buluyor kendini. Ve sorguluyor kendi hayatında olup bitenleri. Ellerin dert görmesin. Gelecek süpersonik günler getirsin.

    YanıtlaSil