Paranın değerini bu yaşta anlamış ve gelecek hayalleri olan insanlar olarak bir şeylerden bir yerlerden bir yemeklerden fedakarlık yapmaya karar vermiştik. Mutluluk simit ve peynirden daha fazlası demek değildi bizim için bu yaşta. Madem hayattan beklentilerimiz yüksekti, madem ileride rahat hayatlar insanı olmak istiyorduk o halde fedakarlıklarımızı yapacaktık.
Tüm bu düşüncelerle yola çıkılmış bir akşamda simit peynirimizi yerken Moda nın daha önce hiç oturmadığım sokağında, sarı ışık lambaları ve rüzgarın sebep olduğu yaprak hışırtıları doyuruyordu ruhumuzu. Çok huzurluyum, dedim. Öyleydim gerçekten omzuna başımı yasladığımda. İnsanın yaslayacak bir omzu, beraber simit yiyecek bir arkadaşı olması çok güzeldi. İnsanın sevgilisinin arkadaş olması daha da güzeldi.
Saadet gerçekten de bir denge işiydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder