25 Nisan 2011 Pazartesi

Cenazemde Cohen çalsın; vasiyetimdir.

Öncelikle attığım başlıkta çok ciddi olduğumu belirtmek istiyorum. Ben öldüğümde cenazemde Leonard Cohen çalsınlar. Artık Halleluaj mı olur ne olur bilmem, orası fark etmez. Ben bu adamın sesiyle ölüp gideyim, sesinde kaybolayım. Size vasiyetim budur.

Konuya ölümden girmek pek hoş olmadı tabi gece gece. Bir de demin izlediğim filmin de hala etkisinde olduğum için hani ağlamamak için kendimi kastığımdan dolayı boğazım biraz düğüm düğüm. Uzun zamandır dram izlememiştim sanırım ki biraz fazla etkilendim. 'Never let me go' izleyiniz ama gece ve yalnız başınıza değil.

Hayır, normalde de ölümden korkan bir insan değilim aslında ama filmin etkisi olacak bir ölüm korkusu kapladı içimi sormayın gitsin. Şu an bunu düşünmeyeceğim, düşünmüyorum. Tamam.

Yaşamsal faaliyetlerden bahsetmek en iyisi olacak şu an. Mesela, iş. Çalışmak vs. Ölümüne çalışasım var. (Hsktr niye ölümüne lan?) Dün aldığım telefonla bir kaç hafta önceki iş başvurumun kabul edildiğini öğrendim. 2 Mayıs ile 15 Mayıs arası BM personeli olarak Devlet Başkanları Zirvesi' nde çalışacağım. Çok bir para mı, yok ancak iyi bir referans.

Oh böyle iş, çalışma derken unuttum ölümü şu an. Koşuşturmalarıma rağmen bir kaç haftadır da garip bir ruh hali içerisinde olduğumu söylemem gerek. Aslında iyiyim evet, iyi hissediyorum bahar falan hani, 'ehe'. Bazı bazı gereksiz korkulara saplanıp kalıyorum. Tek sorun o.

Tabi, şaka bir yana eninde sonunda öleceğiz, kaçışı yok bu işin. Hani izin verirlerse cenazelerde falan diyorum, Cohen çalın da mutlu vedalaşalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder