
Şiir yazabiliyor olsaydım kuşkusuz ilk şiirim İspanyolca'ya olurdu. Bir sonraki de sürrealizmle ilgili olabilirdi. Buradan geleceğim nokta tabii ki İspanyol sürrealist ressam Dali'den başka bir yer değildir. Ziyarete gittim kendisini geçen hafta, Sürrealizm İzleri'nden başlayıp Dante'nin büyük eseri İlahi Komedya'yla devam eden ve Gala ile Akşam Yemeği'nde son bulan bir serüven oldu bizimkisi. Ben o sergiye gitmeden önce de seviyordum Dali'yi evet, ama oradayken anladım sürrealizmin beni nasıl etkilediğini...
Öncelikle bir Freud sever olarak Freud'un birçok terimini resmetmişti Dali. Bunlardan en ilginci bana kalırsa yamyamlıkla ilgili olan kısımdı. Dali'nin yamyamları çizmesinin bir sebebi vardı; Freud' a göre 'bir insanı yemeği istemek' o insana duyulan sevginin en üst basamağı ve o insanla 'bir' olma arzusundan ileri geliyordu. İşte bizim de karşımızdaki insanı çok sevimli bulup "Ay, yerim seni" dediğimizde bilmiyorduk ki bu işin sonu yamyamlıktı.
Dali'nin resimlerinde gördüğümüz bir başka Freud terimi ise, kol değnekleriydi. Çünkü; Freud'un "İnsan sosyal bir varlıktır, dış dünyaya her şekilde ihtiyaç duyar" şeklindeki yaklaşımını, Dali kol destekleriyle sembolize ediyordu. Bu yüzden tablolarda değişik açılarda farklı kol değnekleri bulunuyordu.
Beni en çok etkileyen tablo ise şüphesiz hepimizin ezbere bildiği eriyen saatler tablosuydu. Biz saatlerin eridiğini görüyorduk da sormuş muyduk hiç bu saatler niye eriyor diye? Şöyle diyordu Dali; "Biz zamanın ilerlediğini sanırız, aynı zaman çizgisinde yaşarız. Bugün akşam 6'da ya da yarın sabah ne yapacağımı hepimizin kullandığı bu zaman çizgisine göre belirlerim. Oysa, zaman ilerlemez. Zaman erir. Yaşadıklarımız eriyerek üzerimizde birikir, öylece gelip geçmez. Biz ise zamanın ilerlediğini düşünerek teselli ederiz kendimizi."
Gala ile Akşam Yemeği'ne geçtiğimiz zaman ise Dali bizi "Ben her türlü yemeğe farklı bir ahlaki ve etik değer ithaf ederim," diyerek karşıladı. Bu noktada kendimi bir başka yakın hissediyordum Dali'ye. O yemeği sırf bir ihtiyaç olarak değil bir haz olarak görüyordu. Amma ortak noktamız var idi onunla...
O ziyaretimden aklımda kalan daha pek çok anım oldu Dali'ye ilişkin, ancak hepsini burada anlatmıyor bir kısmını da kendime saklayarak sizi de kendi keşifleriniz için özgür bırakıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder