19 Mart 2012 Pazartesi

oksijen gibisin, iyi ki varsın.

"İnsanlar ise esasen moral güçleriyle hayata tutunurlar."

En büyük başarı sabahları uyanabilmektir. Uyanmak için her gün bir başka nedene ihtiyacımız vardır. Ya genel olarak işler yolunda gidiyordur ve zaten tebessüm etmek için çok fazla neden düşünmeniz gerekmiyordur, ya da o yataktan kalkabilmek için kendinize sabahını gördüğünüz her gün için küçük mutluluklar küçük küçük sebepçikler yaratmaya çalışırsınız.

Çünkü gerçekten de moral gücü her şey demektir, moral gücü hayatta kalmak için ihtiyacımız olan oksijenden çok da farklı değildir. Oksijen vücudumuzdaki bir takım sistemlerin işlerini yapmasını sağlarken moral de psikolojimizin yeni bir güne daha başlamak için müsait olmasını sağlar. Zira moralsiz bir insan oksijensiz insandan yani bir ölüden çok da farklı değildir.

Bir de işaretler meselesi var. Nedir bu işaretler, bu işaretleri kim gönderiyor, varlığından çokça emin olamadığımız ama aslında evet ya bir güç var dediğimiz ilahi kuvvetlerden bahsetmeyeceğim burada. Bahsetsem çok geyik olabilirdi gerçi, neyse. Söylemeye çalıştığım şey daha çok bir eylemi yapıp yapmamaya kararsız kaldığımız zamanlarda 'bir işaret gönder' diye çığırındığımız zamanlarımızla ilgili.

Darda kalmışsınızdır, iki ucu boklu bir değnek vardır ve hangi ucun daha az boklu olduğunu bir türlü göremiyorsunuz, kokusunu alamıyorsunuzdur. Bu durumda ben işaretlere bakarım. Hangi uca gitmem gerektiğini gösteren bir işaret geleceğini düşünür ve sonra da olur olmaz şeyleri kendime işaret bellerim. En azından beller-dim. Sonra ne kadar büyük bir çılgın olduğumu anladım.

Yazımın sonlarına yaklaşırken demek istediğim tam olarak; işaret mişaret olmadığı. Kendi istediklerimizi görüp istemediklerimize gözümüzü yumduğumuz sonra da 'ay bu bir işaret olmalı' ayağına bilinçaltımızın bir sonucu olarak aldığımız kararın bizi bozguna uğratması ve hayal kırıklığı yanında bolca kırık hayaller.

Moral konusundan işaret konusuna nasıl geçtim bilemiyorum sevgili dostum. Hani işaretleri de moralimiz düzelsin diye k.çımızdan uyduruyoruz ya belki de o hesap. Demem o ki sen sen ol moralini yüksek tut, iki ucu boklu değneklerden de uzak dur.

Not: En baştaki alıntı Murat Menteş'in 'Korkma Ben Varım' adlı kitabından alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder