Biliyorum ki ne şehirler ne de ülkeler aşılamayacak mesafeler. Yeri geliyor hepsi bir çırpıda bir çırpıda olmasa da belli bir süre içerisinde aşılıyor, aşılmıyor değil. Ama bir yandan da hayatın bir gerçeği var ki bu da da yaşamını bir başka şehir ya da ülkede devam ettirmeye kolay kolay karar verememe. Tabii, insanı yaşadığı yere bağlayan öğeler pek çok. Her ne kadar bir sonraki lokasyona bağlayan da öğeler olsa, öyle 'hop' diye bir yer terk edilip bir başka yere gidilmiyor.
Ama maalesef bu gerçeğin farkında olmam bekleme durumunun getirdiği sıkıntıların azalmasına yardımcı olmuyor. Hem farkında olduğumla hem de sıkıntı çektiğimle kalıyor bir de beklemeye devam ediyorum. Bu sıkıntılarımın sebebi İzmir'den başka bir şehir değil. İzmir'in çektirdikleri burama kadar geldi. (boyun bölgesinde bir yer işaret edilir.) İzmir'in dağlarında çiçekler açar ama, benim yüzümde bir türlü çiçekler açamıyor be canım!
Şehirlere sitem etmeyi bırakıp biraz da gelecek kaygısı gibi günümüzün klişe sorunlarına değinmek isterim. Şunun şurasında 2,5 ayımız kalmış öğrencilik hayatımızın sona ermesine. Kolay değildi İÜ de 4 yıl geçirmek, hatta çoğu zaman bir işkence gibi geldi bize üniversite. Ama her zaman olduğu gibi bir şeyin sonuna yaklaşınca gözünüz daha çok güzellikleri görüyor da kötüleri unutuveriyor. Şimdi İÜ bize cennet gibi gelmese de gayet eğlenceli zamanlar geçirdiğimiz, keyifli arkadaşlıklar edindiğimiz, gerek ders gerek insanlık namına çok fazla şey öğrendiğimiz sıcacık bir eğitim yuvası gibi geliyor. (?)
Toplam 16 yıldır genel olarak bir sonraki sene nerede olacağımızı ya da ne yapacağımızı biliyorken birden bire bilmez bir duruma geldik. Bundan 5 ay sonra bile nerede olacağımı bilmiyor ve bu durumdan korkuyorken bir yandan da ilginç bir heyecan duyuyorum. İşte tam da bahsettiğim 'zamanın nasıl geçtiğini' anlamama durumu ortaya çıkıyor burada. 4 yıl önce kayıt yaptırmaya geldiğim okuldan 2 ay sonra mezun çıkacağım, sanki ben değil başkası okudu sanki ben 4 yıldır uyuyordum ve yaşamadım gibi gibi.
Biz kendimizi hazır hissetmiyoruz tıpkı bundan önceki hiçbir öğrencinin mezun olmaya hazır hissetmediği gibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder