3 Mart 2012 Cumartesi

Heaven is a place on earth with you.

Çikolata aromalı tütsümden çıkan duman gelip burnuma konunca yazmamak pek mümkün olmuyor şuraya. Odam çikolata kokusunda boğuldukça kameradaki görüntü flulaşıyor ve bazı müzikler kendiliğinden çalmaya başlıyor; Heaven is a place on earth with you...

Şu günlerde güneşe duyduğum özlem gibi size duyduklarım. Bir süre güneşe maruz kaldıktan sonraki sıcaklık gibi.. Ben güneşe gülümseyerek baktım hep, size de öyle bakmıyor muyum zaten? İnandım ruhumu aydınlattığına güneşin, tıpkı sizin gönlümü aydınlattığınız gibi.

Karşınıza çıkıp bunları söylemek öyle zor geliyor ki, ancak bu şekilde dile getiriyorum özlemimi. Aynı masada karşılıklı otururken kulaklarımızda şen kahkahalar, kendime soruyorum sürekli: "En son ne zaman bu kadar 'gerçek' güldüm ben?" diye. Sonra ise bir kez daha zamanı durdurma yeteneğim olmadığı için sinirleniyorum. Bir kez daha anılara dönüşüyor her şey ve engel olamıyorum somuttan soyuta geçişlere..

İşte karın ve yağmurun bol olduğu bu günlerde güneşe duyduğum özlem kadar büyük size duyduğum... Bir yaz akşamında güneş batarken gök yüzünde oluşan tablodaki renkler kadar coşkuluyum ben, yanaklarımda güneş sonrası kırmızılığı varken. Peki ya siz? Siz de benim gibi özlediniz mi güneşi yoksa memnun musunuz bu ardı arkası kesilmeyen yağmurlardan?


Güneşe duyduğum özlem gibi, sana duyduğum. Güneş tenimi kavuruyor, tıpkı senin gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder