Gözlerim okumaktan ve yazmaktan görmez olmuş artık, aynı sandalyede dört saat kalkmadan oturmaktan kamburum çıkmış sırtım ağrımış. Çeviri ne lanet bir şey oldun sen böyle. Bu şekilde mi yaşayacağım ben peki? Tamam. Bugün resmen sözleşmemi almışım, iş sahibi olmuşum. Bir patronum var ben de bir çalışanım, garip bir his, güzel bir his, çok yorucu. Saatlerini harcayıp hepi topu beş sayfa çevirdiğini fark etmek falan. Dehşet verici. Ama güzel. Kafam da karışmış, hem korkunç hem güzel.
Öyle arabesk hissediyorum ki kendimi, Orhan baba' nın bir şarkısı gibiyim. Acıklıyım, saçma sözlerim var, meyhanelerde rakılarını yudumlarken dinliyor insanlar beni. Ezgilerim güzel ama çok bir anlam ifade etmiyorum. Biraz boş gibiyim, dillere dolanıyorum. Her zaman aşığım. Tüm arabesk şarkılar benim.
Hep arayışında olduğum şeyleri bulamamaktan yakınıyorum. İnsanlardan dertliyim, belli ki terk edilmişim, yeri gelmiş terk etmişim, baya bir sevmişim, aldatılıp aldatmışım, bir zaman tek gecelik ilişki olmuşum, bir zaman evlenmişim, erkek olmuşum, kadın kalmışım, dinlemişim, sonsuza dek susumuşum, gözümden bir damla bile yaş gelmemiş hissizlikten sonra saatlerce ağlamışım. O arayışında olduğum şeyleri bulamamışım.
Bir yandan kafamı dinlemeye zaman ararken, bir yandan düşünmekten korktuğum için memnunum halimden. Ama elbet bir zaman gelecek, düşünmeye vakit olacak.İşte o gün korkunç şeyler olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder