Hafta sonu var mıydı ki hafta başı geldi? Ben anlamadım bu işi. Haftanın 6 günü okulda geçince böyle oluyor demek.
Beynim sulanma noktasına geldi artık. Politika çevirisi, hukuk çevirisi, roman çevirisi, politika çevirisi, hukuk çevirisi, simultane... Böyle gidiyor yaşam serüvenim. Çok heyecanlı gerçekten(!)
Bir gün, uzun zamandır yapmayı planladığınız buluşmaların, görüşmelerin zamanı gelir. Zamanı gelenden kaçılmaz; aksine tadı çıkarılır.
Formasyon dersleri, S.A. olmasa hayatta çekilmezdi. Yaşamımı bir radde daha çekilebilir kıldığı için kendisine müteşekkirim.
En son aldığım karar; Mart ayında spor salonu üyeliğimi bir yıl daha uzatmak oldu. Bence çok yerinde bir karar oldu.
Bazen en beklenmedik günün en beklenmedik saatinde, en beklenmedik olaylar yaşayıp beklenmedik insanlarla tanışıyoruz. Ben bu 'beklenmedik' kısmını çok sevdim.
İKSV' ye CV mi yollamış bulunmaktayım, beni staja alırlarsa yok benden mutlusu.
Dün oturduğum kafede şarap isteyince, garson kız kimliğimi görmek istedi. Gülüşmeler, espriler yapıldı ardından kimliğimi görünce "ooo 90'lı" dedi sanki orada 60'lı yazıyormuş falan gibi. Gerçi 60'lı bile olsam öyle bir tepki vermezdi. İşte o an "ooo büyümüşüm" diye düşündüm. Hele bugün staj başvurusu yapınca büyüdüğümden emin oldum.
Jay Jay Johanson, benim için İspanya' nın kışıdır. Geçen seneydi, bu dönemlerde Christmas tatili dolayısıyla pek bir yalnız kalmıştım ben uzaklarda. Üstün vardı işte, en güzel şarkıları paylaşırdı benimle. "she doesn't live here anymore" ladır jay jay' in hayatıma girişi. Ah, ne güzel bu adamın sesi. Şimdi ise "alone again" zamanı, dinleyin.
Sevgiler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder