Hani bazen her şey üst üste gelir,moraliniz bozulmuştur, ağlamak için yer ararsınız ve olabilecek en saçma durumda, en saçma mekanda ağlamaya başlarsınız ya işte ben bugün o ağlama işlemini spor salonumda yaptım. Evet, resmen spor salonunda oturup ağladım. Tabi karşımdaki spor hocam bir hayli şaşırdı bu duruma; ama soğuk kanlılığını koruyarak beni teselli edici sözler söyledi, kendi hayatından örnekler verdi falan sağ olsun.
Tamam, ben böyle şakalara falan çabuk kanan bir insanım orası kesin, bunun da farkındayım. Mesela bir gün hukuk dersinde çeviri yaparken her gördüğümüz yere büyük bir zevkle "işbu" dediğimiz için, hocamız "işbu" kelimesi yasaklandı artık kullanılmıyor dedi ve ben inandım. Alay ettiler benle hep.
Geçen gün bir hocaya, 'öğretmenim' dedim. Sonra kendime şaşırdım, arkadaşım bana şaşırdı falan. Öğretmenim' i en son orta okulda söylemişimdir herhalde. Bir de Hayat Bilgisi dizisi zamanında, Perran Kutman sürekli "Hoca camide." diyordu ya o zamanlar işte.
Zorunlu kesintilerden sonra Moğollarla olan ilişkimize kaldığımız yerden devam ediyoruz, sayfa 55. Geriye kaldı 495.
Öldürücü sıcakta pişmek mi, öldürücü soğukta donmak mı iyi, ben bilemedim. İkisinde de ölüyoruz.
Not: Spor hocamın bana bugün söylediği "Ben başka kimseyle seninle ilgilendiğim kadar ilgilenmiyorum, sana özel programlar hazırlıyorum,seni kontrol ediyorum sürekli farkında değil misin?" laflarını öyle bir yordum ki kafamda... Çok pis oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder