12 Aralık 2010 Pazar

my heart is open to you.

Hiç karşınızdaki insanın yüzüne "Let me kiss you ulan!" diye bağırmak istediniz mi? Ben ara ara istiyorum. Yapamıyorum o ayrı tabi.

Annem bana "İlk defa gerçekten yakışıklı birinden hoşlanıyorsun." dedi. Annemin beğenisini almak bir onur ve gururdur efenim.

Spor hocam bira içme votka iç, dedi. Ben votka içmem; şarap içerim, dedim. Güzel, dedi.

Bugün çevirilerimi bitirdikten sonra biraz boş zamanım kaldı, ben o boş zamanı yadırgadım.

Bu çarşamba ispanyolca kursum bitiyor! Sonsuza kadar olmasa da Marta kadar bitiyor. Haftada 10 saat kazanacağımı düşünürsek ben o 10 saatin yarısını spora, yarısını da çeviriye ayırırsam süper olacak. Hesaplara gel yalnız.

Oğlum insanın sevgili olması bir dert, olmaması bir dert. Erkek milleti genel olarak öküzlüğün sınırlarını zorlayıp öyle doğumgünü gibi özel günleri hatırlayamadıklarından kadın bünyesinde sıkıntı oluşturuyorlar. Bunlar kadın, ilgi ister, özen ister demiyorlar. İşte böyle zamanlarda oh be kafam rahat, diyebiliyorum.

Geçen gün spor salonunda bir başka spor hocası "Sporu kadınlara benzetiyorlar 4,5 gün ilgi vermeyince nasıl kadın ilgi isteytip küsüyorsa spor da öyledir." dedi. Ben fazla sesli kahkaha atıp "valla doğru" dedim. M. ise benim kahkahama, kahkaha attı. Yerim.

Geçen hafta İ.K ile toplu taşıma araçlarında fazla sesli güldük diye kaç kere uyarıldık bilmiyorum. Gören de çok mutluyum falan sanacak.

Not1: Cengiz Han' ı sevmedim, sevemedim.

No2: Şunu dinle; Morrissey- Let me kiss you

"Close your eyes, and think of someone, you physically admire,
and let me kiss you, let me kiss you..
but then you open your eyes, and you see someone, that you physically despise
but my heart is open
my heart is open to you.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder