Şu öğrenci halimizle itinayla yapmaya çalıştığımız ancak karşılığını pek de alamadığımız çevirilere bir bakalım istiyorum. Karşılık alma konusu belki de tahmin ettiğinizden çok daha büyük bir sorun bu meslekte. Mesleğimi seviyor ve çevirmen sıfatını kendime oldukça yakıştırıyorken harcadığımız emeklerin bir türlü karşılığını almama problemine nasıl bir çözüm buluruz bilemiyorum. Düşünün henüz çok ciddi paralara ihtiyacımız yok hala ailemizden geçinirken bile para sıkıntısı yaşıyorsak mesleğimizde, bir kaç ay sonra mezun olup da artık öğrencilik sıfatından kurtulunca kim bilir ne olacak halimiz? Çeviri tesliminden kaç ay sonra dahi yapılmayan ödemeler olsun, çevirmene bir robot gibi yaklaşıp onu sonuna kadar sömürmeye çalışan iş verenler olsun, çeviri eylemini her dil bilenin yapabileceğini sanan çokbilmiş kimseler olsun... Şu ana kadar karşılaştıklarımıza bir bakınca daha kim bilir neler ne haksızlıklar ne emek yemelerle karşılaşacağız. İşte bunun için çevirmenlerin haklarını korumak onların sorunlarını dile getirmek için Türkiye'nin dört bir yanındaki çeviribilim öğrencilerinin katıldığı TÜÇEB gibi bir dernek var. En azından bir şeyleri duyurmaya çalışıyor, haksızlıklar karşısında susmuyor ve yolumuza devam ediyoruz.
Birkaç mesleki soruna değindikten sonra aslında daha da önemli olan insan sorunlarına değinmek istiyorum. Gün geçmiyor ki insanlarla sorunsuz bir iletişim kuralım, gün geçmiyor ki bir sevdiğimiz bizi üzmesin, gün geçmiyor ki sevgimiz suistimal edilmesin. İnsanlardan aldığımız darbeler her seferinde bir şeyleri daha götürüyor, her seferinde bir şeyler daha da azalıyor, hissediyoruz. Ben hayatımda sevgimi suistimal edecek değil, sevgime sevgisini verecek insanlar istiyorum. Aksi takdirde, bir şeyler zorlama oluyorsa, iki insan artık birbirine bağırmaktan çekinmiyor da sesler kısılamıyorsa birbirini üzmenin çok da manası yok demektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder