21 Mayıs 2012 Pazartesi

kambur olur duygular.

Beklenmedik hüzünler daha yıkıcı olabiliyormuş meğer. Dört yılımı harcadığım İstanbul Üniversitesi'nde geçireceğim son ders haftasındayım. Deselerdi 'dostum, üniversite bitince üzüleceksin bak keyfini çıkarmaya çalış,'  suratımda anlamsız bir ifadeyle 'ne üzüleceğim ya!' cevabını yapıştırırdım. Ama o iş öyle değilmiş. Himym'daki bir bölümde de işlenmişti, insan bir yerde son gününü geçiriyorsa oradan normalde nefret bile etse o gün her şey güzel gelir gözüne. Heh işte, bana da İÜ'deki her şey güzel geliyor bu hafta; küçücük bahçemiz, minnacık havuzumuz, daima kederli koridorlarımız...

Kıymetini bilemedim mi, diye düşündüğüm zaman aslında elimden geleni yaptığıma karar veriyorum. Çünkü herkesin hemfikir olduğu gibi İÜ'de çok eğlenceli bir üniversite yaşanması hayatı beklenemez. En azından son iki senemi arkadaşlarımı daha iyi tanıyarak ve hocalarımla daha iyi iletişimler kurarak geçirdiğimi kendime hatırlatıyor ve kendimi teselli ediyorum. Hangi bitişler, hangi değişimler korkutmuyor ki insanı?

En çok koyanı ise Aralık ayından itibaren öğrenci akbili kullanamayacak olmam olabilir, gülmeyin. Bir de müzelerin, konserlerin öğrencilik indirimlerinden yararlanamayacağımı bilmek de beni çileden çıkartıyor. Sürekli müze müze, konser konser gezdiğimden değil hani; ama öyle bir hakkımın olduğunu bilmek bile iç rahatlatıyordu sonuç olarak. Neyse sözün özü 'öğrencilik' sıfatını kaybediyor olmam kendimi 'sıfatsız' hissettiriyor bana, o nedenle deli gibi İspanya'da yüksek lisans araştırmaları ve burada iş araştırmaları yapıyor kafa dağıtmaya çalışıyorum.

Beklenmedik hüzünler demişken hazır, eğitim hayatının yanı sıra daha farklı beklenmedik hüzünlerim de yok değil. Mesela yıllarca bir insanın uzaktan gelmesini, mesafelerin bitmesini yani o günü beklersiniz; ama tam yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmişken 'o' gün belki de hiç gelmemek üzere ertelenir takvimde çok uzak bir tarihe. Yeni bir hayal kırıklığı, zaten yorun olan bünyenize ağır bir yük daha getirir koyar da duygular kambur olur, taşınmaz olur haliyle. Yorgunluk öfkeye, öfke kırgınlığa dönüşürken zincirleme hatalar ve kazalar da geri kalmaz. Sırf sevdiğiniz için böyle çok birini, üzmeye engel olamazsınız hem onu hem kendinizi. Artık, aşırı sevginin zararlı gelmeye başladığı yerdesinizdir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder