Dün eğlenceli bir gündü blog mutlu oldum. arkadaşlar, yeni insanlar bizim herzamanki barımız ve bira. hatta bir de üstüne çiğ köfte ohh. daha ne olabilir ki. hani tesadüf yoktur falan gibi klişe cümleler vardır ya ama ben onlara inanıyorum sanırım. klişe bir insanım galiba sorun yok. tesadüflere inanmıyorum gerçekten yani olması gereken şeyler oluyorlar. bir insanı o gün görmeniz gerekiyorsa görürsünüz merak etmeyin. böyle inanmışım nedense bir çok da kanıtım var. mesela geldiğimden beri buluşaılm diye aramayı düşündüğüm çok sevdiğim bir arkadaşımı yine de aramayı unutup ama buluşma günü ona rastlamam ve sonuç olarak beraber takılmamız gibi. tabi bunun yanında bazen görmeyi, sokakta rastlamayı çok isteyip de olmaması gerektiği için göremediğimiz insanlar var. e ne yapalım kural bu. bazı şeyler gerçekten olmamalı.ben mucizelere de inanırım diyeceiğm size, bsg diceksiniz diye tırsıyorum biraz. valla inanırım. ama bunu sizinle tartışmayacağım şu anda.
Evet, dün eğlendik muhabbet ettik yedik içtik. bugünse tam zıttı sıkıcı bir gündü. bütün gün friends izledm. sınra gitar çaldım. sınra yine friends ardından gitar falan diye devam etti günüm. zaten friends i artık kendimden bir parça olarak görmeye başladım o konuya hiç girmeyeyi çok psikopat hislerim var o diziye karşı. gitara gelince. kaç aydır doğru düzgün çalmıyordum, şimdi ispanyolca şarkılar çalmaya başladım hatta sanatımı sokaklara mı taşısam dedim. belki 3, 5 kuruş para kazanırım. sanatımı mı dedim ben az önce!? hmm peki ozaman. ama gitarı hep sevmişimdir. kaç ay çalmasam da elime aldığımda hiç ara vermemiş gibi hissederim, gitara. eski bir dosta yeniden merhaba demek gibi, hoş yani. bir de içimde çok bir duygu biriktirmişsem bir şeklide dışarı atmam gerekioyrsa o duyguları gitar herzaman yanımda. seni seviyorum gitarım.
neyse bir komik olayda geçen gün çiğköfteciye gittiğimde yeni bir çocuk gelmiş, onu görmüştüm. hoştu baya mavi mavi gözleri vardı falan neyse bugün de eve çiğ köfte istedik, o getirdi çiğköfteleri de kapıyı da ben açtım falan üstümde pembe pembe pijamalrımla. çok bir hoş oldu yani. resmen ev hali diyeceğimiz kılıkta. komedi. amaan n'apiyim.
Yarın yine pazartesi, koşuşturmaca falan. evde oturmaktan daha iyi gerçi dışarı çıkıp gerçek insanlarla kaynaşmak burda oturup Monica ve Rachel la kaynaşmaktansa. gerçi onlar bana sorun yaratmıyorlar. ben ne zaman istersem ozaman varlar, istemediğim zaman yoklar. gerçek hayatta da mümkün olsaydı keşke bu. çok mu canice konuşuyorum yoksa?? ama bir içine kapanıklık söz konusu bugünlerde bende. dizilerle ve gitarla yaşıyorum haydi bakalım hayırlısı!!
28 Şubat 2010 Pazar
27 Şubat 2010 Cumartesi
düşün düşün boktur işin.
İnsanlar var. çok önemsediğim insanlar.görmekten hoşnut olduğum ama çok da önemsemediğim insanlar. hiç ama hiç önemsemediğim insanlar da var. ama kötü olan ben benim çok önemsedğim insanların hiç ama hiç önemsemedikleri insan olma ihtimalim. bazen düşünürüm, aslında ona söylemem ama onu düşünürüm. günden güne değişir bütün gün düşünmem belki ama aklımdan geçer. bir şekilde hatırlarım ama o bunun farkında değildir. hiç adil değil bu; ancak biliyorum ki tam tersi de oluyor. ben birinin aklına gelirim mesela saçma sapan bir anda, bundan haberim bile olmaz. haberim olsa da ilgimi çekmez belki. o benim pek de önemsemediğm kişidir. ve birileri de beni önemsemiyordur. düşününce çok üzücü aslında.ama sonuca bakınca bir o kadar da adil görünüyor.
Mesela ben hayatlarından çıkarım insanların, her şey eskisi gibi devam eder. ben olmadan da o düzeni, döngüyü sağlarlar. oysa ben hayatlarından çıkmış olmanın üzüntüsünü yaşarım ve zaman zaman bunu düşünürüm.ya da ölürüm, üzülürler ama alışırlar çünkü birileri ölür ve ben alışırm,hayat! belki onlar da beni düşünürler ama benim onları düşündüğüm kadar değil. nereden girdim ben yine bu 'insan' muhabbetine?
Bir de bazen çok atraksiyonum olur, üşenirm yaşamaya huzur isterim,sessizlik isterim,sessizliiğimi alınca da çok sıkılırım yaşamaktan, atraksiyon isterim. sonra, sonra.. beklerim,her an bir şey,birini beklerim sonra sıkılırım beklemekten yorulurm, hatta ne beklediğimi unuturm ve yeniden beklemeye başlarım. böyle bir insanım ben.
Mesela ben hayatlarından çıkarım insanların, her şey eskisi gibi devam eder. ben olmadan da o düzeni, döngüyü sağlarlar. oysa ben hayatlarından çıkmış olmanın üzüntüsünü yaşarım ve zaman zaman bunu düşünürüm.ya da ölürüm, üzülürler ama alışırlar çünkü birileri ölür ve ben alışırm,hayat! belki onlar da beni düşünürler ama benim onları düşündüğüm kadar değil. nereden girdim ben yine bu 'insan' muhabbetine?
Bir de bazen çok atraksiyonum olur, üşenirm yaşamaya huzur isterim,sessizlik isterim,sessizliiğimi alınca da çok sıkılırım yaşamaktan, atraksiyon isterim. sonra, sonra.. beklerim,her an bir şey,birini beklerim sonra sıkılırım beklemekten yorulurm, hatta ne beklediğimi unuturm ve yeniden beklemeye başlarım. böyle bir insanım ben.
26 Şubat 2010 Cuma
*sound of silence
Sabah 4te sancılarla uyandım. ne yapacağımı bilemedm, annemi babamı uyandırıp hastaneye gidelim dicektim ki uyumayı denedim ve uyuya kalmışım. sabah 7de uyandım bu sefer sancılar azalmıştı ancak bir sorun olduğu belliydi. bu ağrı İspanya'da da oldu bir keresinde ancak sonra geçince ben amaan üşütmüşümdür geçti işte dedim, meğer geçmemiş. sonra doktora gittik meğer kistim varmış hem de iki tane. ne hoş değil mi ama? ilaç kullanmam gerekiyormuş geçmezse de ameliyat falan. sevmem ben öyle şeyler ama, hastanelerden de nedret ederim. aman ya. bir de tam ben fitness a başlamaya karar vermişken doktorun bana aman spor yapma kistler patlar demesi beni iyice gıcık etti. bütün gün salondaki kanepe de oturup friends izledm. bu aralar sanki onlarla yaşıyorum, kendi hayatımdan çok Monicayla Chandlerla taklırıom sanki.
ben How i met your mother izlerken de aynısı oluyor ama. ozman da Ted'e aşık oluyorum,Robin i kesiyorum falan. sonra Lost izlerken de onlardan birisiymişim gibi hissediyorum. sanırım izlediğim her dizide oluyor bu bana şmdi friends bitince düşeceğim boşluğu düşünmek bile istemiyorum. çok acıklı.
Yarın gerçek hayata dönüp arkadşlarımla buluşacağım.iyi olur iyi. ha bu arada ispanyolca Kursuna yazılmaya karar verdim ancak bir ay sonra başlayacağım sanırım ozamana kadr iyice çalşıp bütün bilgilerimi tazelemem gerek. spor planları şmdilik ertlelendi salak kistlerim yüzünden. nse yea ölmedkten sonra sorun yok.nihaha.
Lan blog diyorm diyorm yine dicem zaman çok hızlı geçiyor ya!! daha dün sanki yazdı ben erasmus belgeleri içn oradan oraya koşuştruordum hayata küfür ediordm flan, ben gittim de geldim de eskidi bile olaylar. yine hayata küfrediyorum ama o ayrı yani. sıkldım blog ben ya. yetti bana bu kadar Türkiye, İstanbul falan. haydi geri dönelim İspanya'mıza. nebiliyim, ispanyol gitar dinleyip dans edelim ateşin etrafında. ne dersin?? püf hayaller.. yine saçma yalnızlık hissim de başladı, aman çok uzun süredir yoktu bu his iyi ki geri döndü! tabi senin de bildiğin gibi bu his ben nereye gidersem kimnle gidersem gideyim benim peşimden gelecek çünkü kendimden kaçamam. ozaman tek çarem kendimle yaşamayı öğrenmem olacaktır.
Bu arada geçen gün, bir kolyeye, bir yüzüğe baktımda daha dorusu onları buldum da sakladığım yerden, gözüme pek bir güzel geldiler. hatta kullansam mı lan diye düşündüm sonra dedim yok şmdi değil şmdi değil ilerde belki..
ben How i met your mother izlerken de aynısı oluyor ama. ozman da Ted'e aşık oluyorum,Robin i kesiyorum falan. sonra Lost izlerken de onlardan birisiymişim gibi hissediyorum. sanırım izlediğim her dizide oluyor bu bana şmdi friends bitince düşeceğim boşluğu düşünmek bile istemiyorum. çok acıklı.
Yarın gerçek hayata dönüp arkadşlarımla buluşacağım.iyi olur iyi. ha bu arada ispanyolca Kursuna yazılmaya karar verdim ancak bir ay sonra başlayacağım sanırım ozamana kadr iyice çalşıp bütün bilgilerimi tazelemem gerek. spor planları şmdilik ertlelendi salak kistlerim yüzünden. nse yea ölmedkten sonra sorun yok.nihaha.
Lan blog diyorm diyorm yine dicem zaman çok hızlı geçiyor ya!! daha dün sanki yazdı ben erasmus belgeleri içn oradan oraya koşuştruordum hayata küfür ediordm flan, ben gittim de geldim de eskidi bile olaylar. yine hayata küfrediyorum ama o ayrı yani. sıkldım blog ben ya. yetti bana bu kadar Türkiye, İstanbul falan. haydi geri dönelim İspanya'mıza. nebiliyim, ispanyol gitar dinleyip dans edelim ateşin etrafında. ne dersin?? püf hayaller.. yine saçma yalnızlık hissim de başladı, aman çok uzun süredir yoktu bu his iyi ki geri döndü! tabi senin de bildiğin gibi bu his ben nereye gidersem kimnle gidersem gideyim benim peşimden gelecek çünkü kendimden kaçamam. ozaman tek çarem kendimle yaşamayı öğrenmem olacaktır.
Bu arada geçen gün, bir kolyeye, bir yüzüğe baktımda daha dorusu onları buldum da sakladığım yerden, gözüme pek bir güzel geldiler. hatta kullansam mı lan diye düşündüm sonra dedim yok şmdi değil şmdi değil ilerde belki..
24 Şubat 2010 Çarşamba
bencilim,mutluyum.
Ben bugün okulu sevdim! hayır ciddiym, yalan değil. tabi asıl olan okulun içindeki insanları sevmekmiş evet bunu biliyordum ama bu sanırım bugün oldu. 2 saat kadr bir ders aram olduğu için okulda takılmak zorunda kaldık ve mutlu oldm yani okulu sevdim. bir de bir ara hava tam benim sevdiğim gibiydi. böyle yağmur dinmişti hafiften güneş kendini gösteriyordu ama bunaltıcı sıcak yoktu. ve o havada bir baktım benim okulum bahçesi çok da kötü değil. bir sürü tanımadğım insan var. yanımdaki insanlarla sohbet ediyorum ve gülüyorum. kısacası evet mutluydum.okula böyle ıyy okul sevmiyorum seni diye değil de. okul lan benim okulum bu ha falan diye baktım onu bağrıma bastım, git gide alışacağız birbirimize inanıyorum ben.
ama derse girip çıkmaktan da bayağı yoruldum. tabi son 5 ayımı falan bukadr yoğun dersle geçirmediğm için bir garip geldi şmdi bana böyle her gün kalkığ derse gitmeler falan höhö.ama kendimi iyi hissettim derse falan girince de, bir işe yarıyorum lan ben demek istedim. neyse bugün demek ki iyi yanımdan kalkmşm dicem de ben sabahları kalkarken resmen hayata öncelikle kendime küfür ederek kalkıyorum. o yüzden de saat henüz 22.30 ancak ben yatağımdan yazıyorum bu satırları. laptop ımla koyun koyuna yatmaktan bir hal oldum zaten.
Evet bugünlerdeki geleneksel sorunum da yine bir fobi. bu sefer görmekten korktuğum insanlarla ilgli. işte otobüse bindiğim de o insanda otobüste mi yoksa diye kontorl etmek, her durakta eyvah şmdi otobüse binerse ya diye düşünmek. hatta hayalgücüm sayesinde bu düşünceleri geliştirmek. eğer öyle bir karşılaşma gerçekleşrse ne denir ne cevap alınır nasıl hareket edilir gibi öğeleri şmdiden düşünüp kararlaştırmak. e illa psikopatlığımı hayatımın bir noktasında göstereceğim ya bu seferde böyle bir manyaklık çıktı karşıma. ama inanıyorum ki karşılaşmaması gereken iki insan varsa onlar karşılaşmaz. rahatlayabilirim biraz.
Bazı insanlar var ki ne kadar zaman geçerse geçsin onları tanıyamıyoruz. bize garip geliyorlar, ne biçim insan bu diye düşünüyoruz. sonra bir gün bir şey oluyor ve aa o da bizm gibi insanmış, duyguları hisleri varmış diyebiliyoruz. önyargılı olmamak gerek demek ki dyip bir anafikre ulaşacaktım ki abi ne önyargısı ya. önyargıyla alakamız yok ki hatta fazla bir çaba sarfettik insan tanıyabilmek için de işte insanlar değişik.neyse neyse, yeter ki bana dokunmasın insan oğlu gitsin başkaları birbirni yesin, başklarını uyuz etsin. bana dokunmayan yılan bin yaşasın modumdayım bu aralar. çünkü huzuru seviyorum ben.bencilim,mutluyum.
ama derse girip çıkmaktan da bayağı yoruldum. tabi son 5 ayımı falan bukadr yoğun dersle geçirmediğm için bir garip geldi şmdi bana böyle her gün kalkığ derse gitmeler falan höhö.ama kendimi iyi hissettim derse falan girince de, bir işe yarıyorum lan ben demek istedim. neyse bugün demek ki iyi yanımdan kalkmşm dicem de ben sabahları kalkarken resmen hayata öncelikle kendime küfür ederek kalkıyorum. o yüzden de saat henüz 22.30 ancak ben yatağımdan yazıyorum bu satırları. laptop ımla koyun koyuna yatmaktan bir hal oldum zaten.
Evet bugünlerdeki geleneksel sorunum da yine bir fobi. bu sefer görmekten korktuğum insanlarla ilgli. işte otobüse bindiğim de o insanda otobüste mi yoksa diye kontorl etmek, her durakta eyvah şmdi otobüse binerse ya diye düşünmek. hatta hayalgücüm sayesinde bu düşünceleri geliştirmek. eğer öyle bir karşılaşma gerçekleşrse ne denir ne cevap alınır nasıl hareket edilir gibi öğeleri şmdiden düşünüp kararlaştırmak. e illa psikopatlığımı hayatımın bir noktasında göstereceğim ya bu seferde böyle bir manyaklık çıktı karşıma. ama inanıyorum ki karşılaşmaması gereken iki insan varsa onlar karşılaşmaz. rahatlayabilirim biraz.
Bazı insanlar var ki ne kadar zaman geçerse geçsin onları tanıyamıyoruz. bize garip geliyorlar, ne biçim insan bu diye düşünüyoruz. sonra bir gün bir şey oluyor ve aa o da bizm gibi insanmış, duyguları hisleri varmış diyebiliyoruz. önyargılı olmamak gerek demek ki dyip bir anafikre ulaşacaktım ki abi ne önyargısı ya. önyargıyla alakamız yok ki hatta fazla bir çaba sarfettik insan tanıyabilmek için de işte insanlar değişik.neyse neyse, yeter ki bana dokunmasın insan oğlu gitsin başkaları birbirni yesin, başklarını uyuz etsin. bana dokunmayan yılan bin yaşasın modumdayım bu aralar. çünkü huzuru seviyorum ben.bencilim,mutluyum.
23 Şubat 2010 Salı
benim Moda aşkım.
Cuma Moda'daydım ya. saatlerce konuşabilirm Moda'yla ilgli. aslında farkettim ki, benim sahiplendiğim bazı banklar, bazı kaldırımlar, bazı ağaçlar ve manzaralar var. çok ciddyim mesela Oviedo'da birkaçtane bankım vardı birtanesi okulun bahçesinde. ağacımın altındaki bank. o bankta çok oturdum tek başıma. o sahiplendiğim yerlerdeki anılarımı da unutmam ayrıca. sonra okulun az ilerisinde bir bankım vardı. oradan geçerken illa o bankta otrurdum, ama o bankta baya ağladım ben. yine saçma sapan nedenlerdendi hatırlıyorum çok iyi. sonra orda kitap okudum, müzik dinledim. sohbet ettim. o bankı çok bir seviyordum ben. bir de son olarak Pelayo Caddesindeki bank var. orada da kendimi kadıköyde hissetmek için oturuyordum.
Gerçi şmdi Moda'yı İspanya'ya kıyaslıyormuş gibi oldum ama kesnilikle öyle bir şey yok. Moda bnim için herzaman vazgeçilmez. o yüzden Moda'nın her yeri benim. orada ilerde alacağım evim var, Mehtap apartmanı. zaten görünce anlayacaksınız neden orayı almak istiyorum. çnkü o apartman tam köşede ve sahip olduğu deniz manzarası harika. hele cuma günü hava da bir güzeldi sıcaktı, tam Moda'ya uygundu hava. gerçi Moda yağmurluyken de bir başka güzel olur ama neyse. işte o gün hava sıcak insanlar mutlu laylayom diye gezdim bütün gün. tam tatilköyündeymişim hissi veriyor bana Moda. hani akşam üstü olur denizden dönersin, akşam yemeğine gideceksindir önce biraz süslenmen gerekiyordur, seni güzel bir akşam bekliyordur, ve bu zaman bence tatillerin en güzel anlarıdır falan. işte o hissi veriyor Moda bana.
Aslında Moda'ya olan sevgim yaz yaz bitmez de.. sanırm Moda sokaklarındaki hatıralarım orayı bu kadar çok sevmeme sebep oluyor ama sırf iyi hatıralar değil ben kimbilir kaç kere ağlamışımdır Moda'da. ama acı tatlı bütün anılarım orayı sevmeme sebep oluyor. Moda!! seni seviyorum.
Gerçi şmdi Moda'yı İspanya'ya kıyaslıyormuş gibi oldum ama kesnilikle öyle bir şey yok. Moda bnim için herzaman vazgeçilmez. o yüzden Moda'nın her yeri benim. orada ilerde alacağım evim var, Mehtap apartmanı. zaten görünce anlayacaksınız neden orayı almak istiyorum. çnkü o apartman tam köşede ve sahip olduğu deniz manzarası harika. hele cuma günü hava da bir güzeldi sıcaktı, tam Moda'ya uygundu hava. gerçi Moda yağmurluyken de bir başka güzel olur ama neyse. işte o gün hava sıcak insanlar mutlu laylayom diye gezdim bütün gün. tam tatilköyündeymişim hissi veriyor bana Moda. hani akşam üstü olur denizden dönersin, akşam yemeğine gideceksindir önce biraz süslenmen gerekiyordur, seni güzel bir akşam bekliyordur, ve bu zaman bence tatillerin en güzel anlarıdır falan. işte o hissi veriyor Moda bana.
Aslında Moda'ya olan sevgim yaz yaz bitmez de.. sanırm Moda sokaklarındaki hatıralarım orayı bu kadar çok sevmeme sebep oluyor ama sırf iyi hatıralar değil ben kimbilir kaç kere ağlamışımdır Moda'da. ama acı tatlı bütün anılarım orayı sevmeme sebep oluyor. Moda!! seni seviyorum.
sometime,somewhere
İspanya' dan döneli yeteri kadar zaman oldu. yeteri kadar zaman ne demek? şu demek, artık erasmus hayatımı çok geçmişteymiş ve aslında hiçbir zaman çok gerçek olmamış gibi hissetmeye başladım. bunu söylemek aslında çok üzücü ancak sanki erasmus rüyaymış ve ben uyanmışım gibi. arkadaşlarım rüyamdaki oyuncularımmış meğer.hayır ama hayır hala konuşmaya devam ediyorum ben onlarla ve özlüyorum onları ama sanki ispanya farklı bir dünyaydı. yani gezegen değiştirmiş gibi hissediyorum kendimi. ben arkadaşlarına bağlı bir insanım çoğu zaman. kavga da etsek, aramız kötü de olsa öyle 2 dakikalığına arkadaş olan biri değilm ben. sahiplenmeyi severim, sahiplenilmeyi de bu yüzden önemserim arkdaşımı, görüşmediysek bir süre merak eder arar sorarım. İspanya'daki arkadaşlarımla da böyle şmdilik. yani msn de facebook da konuşuyorz ediyoruz. ama ben de bir korku var, hiçbir şeyin bir daha aynı olmayacağını hissetme korkusu. bazen onları rüyamdaki oyuncular olarak bırakmak istiyorum. arkadaşlarmı değil de sadece beynimdeki oyuncuları kaybediyormuşm gibi hssetmek daha sağlıklı geliyor bir an. ama sonra da düşünüyorum, belki burada bitmemiştir yani ne biliyim bir gün bir yerde tekrar bir araya gelirz sonra geçmişi anarız güleriz eğleniriz. ve o arkdaşlığımızı hissederiz.tamam bazıları var ki birdaha göreceğime eminim. ama bir de başka bir kısım var ki bir daha büyük ihtimalle hayatımda hiç görmeyeceğim insanlar. sadece onlar benim hayatımdan gelip geçtiler, ben de onlarınkinden. belki hatta ben onların hayatından geçerken onların bnim hayatımda ifade ettikleri anlam kadar önemli değildim. sadece hayatlarında mekan doldurmak için kullanılan insanlardan biriydim. bu düşünceden gerçekten nefret ediyorum. çünkü bu olur, yani ben birini aslında ona da hissettirmeden çok önemserim. ama o benim varlığımı bile farketmemiştir. hey! bunlar gerçekten olan şeyler.
Bilmiyorum, ben insan kaybetmekten korkuyorum, zaten çok insan sokmuyorum kendi alanıma soktuklarımı da kaybetmek istemiyorum. acaba kendimi bir bok sanıp da o yüzden mi her insanla arkadaş olamıyorum yoksa gerçekten çoğu insanlar arkadaş olunacak kadar değerli değiller mi? haydi cevabı bilin bakalım.kazanana ödül.
Bu arada ben nankör bir insanım. ha doğrusu evet ben tamamen bir insanım. şmdi sorun şu: hayatımda çok atraksiyon olunca "öff yeterr kmseyi istemiyorum, defolun hayatımdan" diye bağırmak istiyorum sonra da kendi kendime sıkılıyorum. bir dengem yok ki. ya çok atraksiyonlu ya da çok sıkıcı. orta kıvamı hiç bulamam ben zaten nedense. "ya hep ya hiç" ilkesini çok benimsemişim. kararında bırakma gibi bir yeteneğim yok sanırım. bir zayıf noktam daha işte. zayıf noktalarımı bularak çok eğleniyorum galiba kendi kendime. ha mesela tembelim. ya ama harbi tembelim. içimde sürekli dışarı çıkmaya hazır bütük bir güç var sanki ama ben onun harekete geçmesine bir türlü izin vermiyorum. ha bir de bunu bile bile yapıyorum. yazık lan bana.nse bu kadr özeleştiri yeter bugünlük.
Bilmiyorum, ben insan kaybetmekten korkuyorum, zaten çok insan sokmuyorum kendi alanıma soktuklarımı da kaybetmek istemiyorum. acaba kendimi bir bok sanıp da o yüzden mi her insanla arkadaş olamıyorum yoksa gerçekten çoğu insanlar arkadaş olunacak kadar değerli değiller mi? haydi cevabı bilin bakalım.kazanana ödül.
Bu arada ben nankör bir insanım. ha doğrusu evet ben tamamen bir insanım. şmdi sorun şu: hayatımda çok atraksiyon olunca "öff yeterr kmseyi istemiyorum, defolun hayatımdan" diye bağırmak istiyorum sonra da kendi kendime sıkılıyorum. bir dengem yok ki. ya çok atraksiyonlu ya da çok sıkıcı. orta kıvamı hiç bulamam ben zaten nedense. "ya hep ya hiç" ilkesini çok benimsemişim. kararında bırakma gibi bir yeteneğim yok sanırım. bir zayıf noktam daha işte. zayıf noktalarımı bularak çok eğleniyorum galiba kendi kendime. ha mesela tembelim. ya ama harbi tembelim. içimde sürekli dışarı çıkmaya hazır bütük bir güç var sanki ama ben onun harekete geçmesine bir türlü izin vermiyorum. ha bir de bunu bile bile yapıyorum. yazık lan bana.nse bu kadr özeleştiri yeter bugünlük.
22 Şubat 2010 Pazartesi
kendimle başbaşa.
Şu an bulunduğum bu ruhsal sakin dönemimi seviyorum. ne kafamı çok kurcalayan bir şey var, ne içinden çıkmam gereken bir durum ne de bir kavga. ha çok uzun sürer mi bu dönem? sanmıyorum. ancak arada böyle huzurlu dönemlerin olması beni çok mutlu ediyor. hatta şmdi farkediyorum bir kaç yıldır kafamın bukadr rahat olduğu bir dönem olmadı, hep düşündüğüm saçma sapan olaylar ve insanlarla yıprattım sanırım kendimi biraz. ama bu aylarda mutluyum. 'mutluyum' diyebilmek bile çok önemli benim için, çnkü günlüklerime baktığımda geçen sene yazıyordum en son, yazılarım çoğunlukla mutsuzum diye başlıyor. demek baya bir gelişme göstermişim ben arada farkında olmadan. sonsuz bir mutluluktan bahsetmiyorm, hala öyle bir şeyin olmadığını düşünüyorum ama mutsuz değilim bunu biliyorum.
Yalnızlığı sevdiğimi söylemişmdir daha da önce. kendime zaman ayırmayı falan seviyorum. ispanya'da ev arkdşmdan uzak kalıp kafamı dinlemek için kendimi Oviedo sokaklarına atıyordum ya hani. burada da galiba aynı şeyi Moda'ya giderek yapacağım. insanlardan kaçmak değil bu aslnda zaten şu birkaç gündür hiç bir insanla sorunum yok. sadece kendimle başbaşa kalmayı seviyorum. ha bir süredir insanlarla sorunumun olmaması durumunu da düşndüm ve buldum. çünkü şu anda sadece gerçekten görüşmek istediğim insanlarla görüşüyorum, beni mutlu edenlerle. öyle aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığım kimse yok. ve bu hayattki en önemli şeylerden biri sanırm öbür türlü hayat işkenceye dönüşebiliyor. sevdim ben bu durumu blog ya.yalnız bazen bir şeyleri beklemekten sıkıldığımı hssediyorum da. ne beklediğimi bulamayınca boşver diyorum kendime. kurcalamaya gerek yok bazen bir şeyleri ya hani. psikolojik olarak çok yorulmayacağım bir hayat istiyorum ben,öyle. huzur.
Yalnızlığı sevdiğimi söylemişmdir daha da önce. kendime zaman ayırmayı falan seviyorum. ispanya'da ev arkdşmdan uzak kalıp kafamı dinlemek için kendimi Oviedo sokaklarına atıyordum ya hani. burada da galiba aynı şeyi Moda'ya giderek yapacağım. insanlardan kaçmak değil bu aslnda zaten şu birkaç gündür hiç bir insanla sorunum yok. sadece kendimle başbaşa kalmayı seviyorum. ha bir süredir insanlarla sorunumun olmaması durumunu da düşndüm ve buldum. çünkü şu anda sadece gerçekten görüşmek istediğim insanlarla görüşüyorum, beni mutlu edenlerle. öyle aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığım kimse yok. ve bu hayattki en önemli şeylerden biri sanırm öbür türlü hayat işkenceye dönüşebiliyor. sevdim ben bu durumu blog ya.yalnız bazen bir şeyleri beklemekten sıkıldığımı hssediyorum da. ne beklediğimi bulamayınca boşver diyorum kendime. kurcalamaya gerek yok bazen bir şeyleri ya hani. psikolojik olarak çok yorulmayacağım bir hayat istiyorum ben,öyle. huzur.
21 Şubat 2010 Pazar
el fin de semana.
Ne güzel bir haftasonuydu o öyle! bütün sevdiklerim bir arada. Mü, Körü, Üstün. Öncelikle cumayı anlatayım. sabhn köründe kalkp Mü yle havalanında blştuk snra taksim,kadıköy,moda gezdik de gezdik. sonra kokoreç yedik. dolandık. ve akşam bize geldik ananemde mantı yedik hep beraber. ya o kadr güzel bir ortam vardı ki. ananem annem mü kardeşm fln. çok hoşuma gitti. snra gece hep beraber bir sürü friends izledk fln. mutluydum çok.
Dün ise önceden planladığımız gibi Star Wars party sine gidecektik ancak o uçsuz bucaksız sırayı görünce vazgeçtik ha ben gerçi adım gibi emindim gitmeyeceğimizden oraya ama dün gece dışarıda çok eğlendik yahu. Akdeniz'de oturduk içtik. ama ben antibiyotik kullanan biri olduğumdan içmemem gerekioyrdu bnde zaten 2 bira falan içtim sorun yok yani. Cacık diye bir olay var ki komedi. cacık içmeye gittik biz. ama bu cacık öle bilinen cacıktan değil. bötle tekila gibi shot olarak içiyorsun yanında da salatalık yiyorsun falan. ilginç bir içki ama çok sevdik yahu. öyle baya taklıdıktan sonra 2 gibi eve döndük. güzel bir geceydi. bugün Mü evine dönüyor. halbuki çok alşmştım ben ona burada yea. hep gelse ya da ben İzmir' gidebilsem falan hayat daha güzel olmaz mıydı??
Bu arada dediğim gibi 2 gibi eve döndük. gayet hoş güzel. sonra bir düşündüm ki İspanya'da anca saat 2 de dışarı çıkabiliyorduk. şaka gibi ya düşününce. ama gerçek. neyse şu sürekli kıyaslama durumunu biran önce atmam gerekiyor. Mü'ye konuşrken ispanyada olan bir şeyi anlatmak için "Bizde böyle böyle oluyor sizde nasıl?" fln gibi cümleler kurdum. durum fena yani. yadırgama modumdan çıkmalıyım biran önce. hani insan yaşadığı yeri sevmeli anca öyle mutlu olur falan ya ki ben inanırm buna.işte benm tekrardan buraları sevmem gerek. anca Moda beni mutlu ediyor. orası da olmasa ne yapardım bilmiyorum yahu.
Neyse efendim işte böyle güzel bir hafta sonundan sonra yarın okula başlicak olmak biraz sinir bozucu oluyor nbliym saat 7de uyancak olmak falan gereksiz hareketler bunlar bence ama arada okul, öğretmen falan görmek fena değil aslında.
ha ilan yapştrdım ya ben bir sürü ders vermek için beni tek arayanın benle eğlenmek isteyen bir arkadaş olması bnce çok acıklı. kmse aramadı ya ama benim ciddi para kaznmam lazım yani böyle bir gerçek var ortada. nasıl blmiorm ama şart.
neyse benden haberler bu kadar şmdilik. biraz gidip tembellik yapacağım. en sevdiğim iş.
Dün ise önceden planladığımız gibi Star Wars party sine gidecektik ancak o uçsuz bucaksız sırayı görünce vazgeçtik ha ben gerçi adım gibi emindim gitmeyeceğimizden oraya ama dün gece dışarıda çok eğlendik yahu. Akdeniz'de oturduk içtik. ama ben antibiyotik kullanan biri olduğumdan içmemem gerekioyrdu bnde zaten 2 bira falan içtim sorun yok yani. Cacık diye bir olay var ki komedi. cacık içmeye gittik biz. ama bu cacık öle bilinen cacıktan değil. bötle tekila gibi shot olarak içiyorsun yanında da salatalık yiyorsun falan. ilginç bir içki ama çok sevdik yahu. öyle baya taklıdıktan sonra 2 gibi eve döndük. güzel bir geceydi. bugün Mü evine dönüyor. halbuki çok alşmştım ben ona burada yea. hep gelse ya da ben İzmir' gidebilsem falan hayat daha güzel olmaz mıydı??
Bu arada dediğim gibi 2 gibi eve döndük. gayet hoş güzel. sonra bir düşündüm ki İspanya'da anca saat 2 de dışarı çıkabiliyorduk. şaka gibi ya düşününce. ama gerçek. neyse şu sürekli kıyaslama durumunu biran önce atmam gerekiyor. Mü'ye konuşrken ispanyada olan bir şeyi anlatmak için "Bizde böyle böyle oluyor sizde nasıl?" fln gibi cümleler kurdum. durum fena yani. yadırgama modumdan çıkmalıyım biran önce. hani insan yaşadığı yeri sevmeli anca öyle mutlu olur falan ya ki ben inanırm buna.işte benm tekrardan buraları sevmem gerek. anca Moda beni mutlu ediyor. orası da olmasa ne yapardım bilmiyorum yahu.
Neyse efendim işte böyle güzel bir hafta sonundan sonra yarın okula başlicak olmak biraz sinir bozucu oluyor nbliym saat 7de uyancak olmak falan gereksiz hareketler bunlar bence ama arada okul, öğretmen falan görmek fena değil aslında.
ha ilan yapştrdım ya ben bir sürü ders vermek için beni tek arayanın benle eğlenmek isteyen bir arkadaş olması bnce çok acıklı. kmse aramadı ya ama benim ciddi para kaznmam lazım yani böyle bir gerçek var ortada. nasıl blmiorm ama şart.
neyse benden haberler bu kadar şmdilik. biraz gidip tembellik yapacağım. en sevdiğim iş.
18 Şubat 2010 Perşembe
Nostalji.
Ben aslında hatıraları çok severdim ha. böle her şeyi her şeyi saklayayım isterdim sonra nolduysa vazgeçtm sanırm o huyumdan. nebliym sanırm bir ara hatıralar çok acı verdi de ondan geçmişle ilgli hiç bir şey hatırlamak istemedim. gerçi şu an o eski hatıralarımla yüzleşebilecek gücümü topladım. geçmişle bugünü ve geleceği karıştırmadığım sürece sorun yok. ve sanırım bazıları da benim bu gücümü topladığımın, gayet iyi olduğumun farkındalar onlara burdan bravo gönderiyorum.alkış.
Bugün ilk defa Star Wars izledim! utanmalı mıyım?üzülmeli miyim? valla sevdim de ha. tamam sadece 4. filmi izledm henüz ama yarın da gerisini tamamlamayı planlıyorum. geç izlemek değil izlememek ayıp bence. ha tamam star wars izleme sebebimi cumartesi gecesi gideceğimiz star wars partisi olduğunu düşününce biraz utanıyorum ama olsun yine de hiç izlemeyebilirdim de değil mi!?
1 haftadır içki içmedim. canım çekiyor artık. cumartesi içmeli tabi. alkolik olduğumu daha önce de söylemiş miydim!?
Benm tam 4 tane falan günlüğüm var 98 yılındamı ne başladım günlük yazmaya orada btün orta okul maceralarmı bulablrsinz çok komik hepsi şmdi okuyunca çok eğleniyorum. ama sonra bıraktım üşeniyorum sanırım yoksa yine hoşuma gidiyor yani günlükler neyse blog lar var ya allahtan.
Yarın sabah 6da kalkıp Atatürk Havaalanında Mü yü karşılamaya gideceğim. onda da dedim bak mü dedim kimse için sabaın 6sında kalkıp havaalanlarına gitmem dedim o da bana "bende kimse içn genelde şehir değiştirmem" dedi. bana kapak oldu mu?oldu. yarın güzel bir gün olsun istiyorum. böle aklımdan mü ile yiyeceğimz kokoreçler geçiyor mutlu oluyorum haaha. evet yine beni mutlu eden öğelerden biri olarak yemek geliyor akıllara. tamam diyet yapmalıyım,diyet yapmalıyım,diyet yap! düşünce gücüyle zayıflayabilseydik keşke. ha şmdi ben böle konuşunca beni böle 100 kilo falan sanmayın yani ben aslında normal denebilecek bir kilodaydım da biraz takıntım var sanırım kiloyla ilgli. gerçi herkes ay yanakların tombiş olmuş yakışmış be kilo deseler de onlara kanmayıp zayıflayacağım. tamam birdahi yazı da kilo da bahsetmeyeceğim söz veriyorum.
Bu aralar çok söz verdim sanki. mesela yazın benim 3 en yakın İspanyol arkadaşlarımın Türkiye'ye geldiklerinde mükemmel ispanyolca konuşuyor olacağıma dair söz verdim. kendi isteğimle verdim bu sözü pişman da değilm yine olsa yine yaparım. gerçi burada aslı mevzu onların Türkiye'ye gelecek olmaları!!! bilet falan bakmışlar. umarım gelirler.
Ha bir de bugün dolabımdaki birkaç resmi değiştirdim yine nostaljik oldum. elimde değil hala yine de seviyorum hatıralarımı ben.onlar da beni sevsin.
Bugün ilk defa Star Wars izledim! utanmalı mıyım?üzülmeli miyim? valla sevdim de ha. tamam sadece 4. filmi izledm henüz ama yarın da gerisini tamamlamayı planlıyorum. geç izlemek değil izlememek ayıp bence. ha tamam star wars izleme sebebimi cumartesi gecesi gideceğimiz star wars partisi olduğunu düşününce biraz utanıyorum ama olsun yine de hiç izlemeyebilirdim de değil mi!?
1 haftadır içki içmedim. canım çekiyor artık. cumartesi içmeli tabi. alkolik olduğumu daha önce de söylemiş miydim!?
Benm tam 4 tane falan günlüğüm var 98 yılındamı ne başladım günlük yazmaya orada btün orta okul maceralarmı bulablrsinz çok komik hepsi şmdi okuyunca çok eğleniyorum. ama sonra bıraktım üşeniyorum sanırım yoksa yine hoşuma gidiyor yani günlükler neyse blog lar var ya allahtan.
Yarın sabah 6da kalkıp Atatürk Havaalanında Mü yü karşılamaya gideceğim. onda da dedim bak mü dedim kimse için sabaın 6sında kalkıp havaalanlarına gitmem dedim o da bana "bende kimse içn genelde şehir değiştirmem" dedi. bana kapak oldu mu?oldu. yarın güzel bir gün olsun istiyorum. böle aklımdan mü ile yiyeceğimz kokoreçler geçiyor mutlu oluyorum haaha. evet yine beni mutlu eden öğelerden biri olarak yemek geliyor akıllara. tamam diyet yapmalıyım,diyet yapmalıyım,diyet yap! düşünce gücüyle zayıflayabilseydik keşke. ha şmdi ben böle konuşunca beni böle 100 kilo falan sanmayın yani ben aslında normal denebilecek bir kilodaydım da biraz takıntım var sanırım kiloyla ilgli. gerçi herkes ay yanakların tombiş olmuş yakışmış be kilo deseler de onlara kanmayıp zayıflayacağım. tamam birdahi yazı da kilo da bahsetmeyeceğim söz veriyorum.
Bu aralar çok söz verdim sanki. mesela yazın benim 3 en yakın İspanyol arkadaşlarımın Türkiye'ye geldiklerinde mükemmel ispanyolca konuşuyor olacağıma dair söz verdim. kendi isteğimle verdim bu sözü pişman da değilm yine olsa yine yaparım. gerçi burada aslı mevzu onların Türkiye'ye gelecek olmaları!!! bilet falan bakmışlar. umarım gelirler.
Ha bir de bugün dolabımdaki birkaç resmi değiştirdim yine nostaljik oldum. elimde değil hala yine de seviyorum hatıralarımı ben.onlar da beni sevsin.
17 Şubat 2010 Çarşamba
evrythgn gonna be allright.calmate.
İstanbul'dan sesleniyorum. Cumartesi günü ülkeme iniş yapmş bulunmaktayım uzun zamandır da yazamadım ama İspanya'nın son günlerinde zaten ağlamaktan gözlerim şişti, gündüzleri Türkiye'den yeni gelen arkadaşa ev aramakla falan uğraştık geceleri parti yaptık içtik ağladık. öyle böyle derken koskoca bir macera sona erdi. ev.. ilk geldiğim gün çok bir garipti her şey. burda olmamam gerekiyormuş gibi. ispanya benm evimmş onu terketmişim gibi. şmdi alştım. hatta ve hatta hiç ispanyaya gitmemiş gibi hissediyorum. sanki erasmus bir rüyaydı ben uyandım rüya bitti nokta. garip. neyse.
Bu cuma müğ geliyor!! ve hatta baya aktif bir haftasonu olacak sanırım. yarn üstün ve körü ile Starwars günü yapacaız. cuma müğ gelcek hatta müyü eve getrcem ananemin mantısnı yicez beraber höhö. cumartesi de önce müğ üstün, körü ve kim gelirse artık hep beraber taksim de içip daha sonra starwars gathering party sine gideceğiz. öyleyse haydi eğlenelim.
Biliyorsun ki saçımı laciverte boyatma gibi delicesine bir isteğim vardı ancak yine gerçekleşmedi. sebep: kuaföre gittim, saçımıı lacivertee boyaaa diye çığrındım. ama bana 10 gün içnde sarıya dönceeni söledi. joder! vazgeçtim ben de. dedim abi yap şunu yine kızıl. bu sefer daha çok daha kırmızı kızıllarım var nyse artık yea. ama lacivert aşkım hep içimde kalcak lacivert oje aldım onla kendmi kandriim bari huhaha. hmm onun haricinde bir düşüneym ne yenilikler var.. hea bugün ilan astım siteye ingilizce dersi verilir diye hani kimsenin arayacaını düşünmüyorm nedense ama şöle bi şeklde para kaznmaya başlamam lazım artk bea. şöle haftda bir 70 ila 80 arası kazansam fena mı olur. para lazım çünkü o kadr çok şey yapmak istiyorm ki! ispayolca kursu, spor,dans nblym bunlar içn para lazm yani. aman yea. beni her gören "aaa ne kadr kilo almşşsn" diyor da hani önce bir hoşgeldin diyeydin iyi olurdu tabi ama nyse, acilen spora başlamam lazım bana yine Moda yolları göründü.
Daha sağlıklı bir hayat, daha az alkol, daha az gece hayatı falan. nblym anne yemekleri ve saire. fena şeyler değil bunlar ha söyleyeyim. lazım yani arada hani herzaman olmasa da!
Hmm başka başka? arkadaşlar iyi. çok özlemşm. iyi hissettiriyorlar. böyle bi şehirde de yaşanılabileceğini hissettiriyorlar insana. bir de bazı insanlar var hala sinirmi bozmaya devam ediyorlar. bir öyle bir böyle konuşup dengesizce harekete devam ediyorlar. onları tebrik ediyorum. neyse evrythn gonna be allrgiht. calmate.
Bu cuma müğ geliyor!! ve hatta baya aktif bir haftasonu olacak sanırım. yarn üstün ve körü ile Starwars günü yapacaız. cuma müğ gelcek hatta müyü eve getrcem ananemin mantısnı yicez beraber höhö. cumartesi de önce müğ üstün, körü ve kim gelirse artık hep beraber taksim de içip daha sonra starwars gathering party sine gideceğiz. öyleyse haydi eğlenelim.
Biliyorsun ki saçımı laciverte boyatma gibi delicesine bir isteğim vardı ancak yine gerçekleşmedi. sebep: kuaföre gittim, saçımıı lacivertee boyaaa diye çığrındım. ama bana 10 gün içnde sarıya dönceeni söledi. joder! vazgeçtim ben de. dedim abi yap şunu yine kızıl. bu sefer daha çok daha kırmızı kızıllarım var nyse artık yea. ama lacivert aşkım hep içimde kalcak lacivert oje aldım onla kendmi kandriim bari huhaha. hmm onun haricinde bir düşüneym ne yenilikler var.. hea bugün ilan astım siteye ingilizce dersi verilir diye hani kimsenin arayacaını düşünmüyorm nedense ama şöle bi şeklde para kaznmaya başlamam lazım artk bea. şöle haftda bir 70 ila 80 arası kazansam fena mı olur. para lazım çünkü o kadr çok şey yapmak istiyorm ki! ispayolca kursu, spor,dans nblym bunlar içn para lazm yani. aman yea. beni her gören "aaa ne kadr kilo almşşsn" diyor da hani önce bir hoşgeldin diyeydin iyi olurdu tabi ama nyse, acilen spora başlamam lazım bana yine Moda yolları göründü.
Daha sağlıklı bir hayat, daha az alkol, daha az gece hayatı falan. nblym anne yemekleri ve saire. fena şeyler değil bunlar ha söyleyeyim. lazım yani arada hani herzaman olmasa da!
Hmm başka başka? arkadaşlar iyi. çok özlemşm. iyi hissettiriyorlar. böyle bi şehirde de yaşanılabileceğini hissettiriyorlar insana. bir de bazı insanlar var hala sinirmi bozmaya devam ediyorlar. bir öyle bir böyle konuşup dengesizce harekete devam ediyorlar. onları tebrik ediyorum. neyse evrythn gonna be allrgiht. calmate.
6 Şubat 2010 Cumartesi
beni ben anlıyor muyum ki!?
Bugün Madrid'e otobüs biletimi aldım blog. içim buruk ama mutluyum. türkiye den yeni bir arkadaşın gelmesiyle yalnız yaşamım da biraz renklenmiş oldu. iyi güzel hoş da şu pazrtesi günkü sınavda ne yapacaımı hiç bilmiorm. 3tane kitaptan sadece birini okudm. gerisi için de Sparknotes sağolsn ordan taklıoyrm. reklam da verdim ama neyse artk.
Çikolata süt keyfinin yerini de hiç bir şey tutmaz sanırım blog. bu ikili beni mutlu ediyor yahu.neyse hayatmda bazı insanlar var bnm işte o insanlar huzur, mutluluk, dost, arkadaş, kardeş her şeyim onlar benim. onları kaybetmeyeyim bari, zaten çok insan sevmiyorum şu hayatta. ama sorun bende mi bilmiyorum yani ben mi uyuzum yoksa sevilmeye değer insan harbiden az mı? neyse.
Bugün evde oturuyordum hava da güzeldi baya cama çıktı böyle çok hoş bir rüzgar esti blog, öyle bir rüzgardı ki sanki deniz kokuyordu. o an nasıl kötü oldum, çok zamandır deniz görmedm. artık haftaya bir Moda yaparm ohh deniz havası misss. kendime gelirim yahu!
Yine Mfö'den gelsin: "itiraflar sarıyor beynimi, beni ben anlıyor muyum ki? hiç bitmiyor hayal kurmalar, nerelere gitmeler kimlerle olmalar.." Mfö havamdayım bugünlerde. ama uzun süreden sonra Mfö'yü acı çekmeden dinleyebiliyorum çok güzel bir duygu bea bu! hayal kurmak güzeldir blog, gerçekler rahatsız edici olduğunda veya yetmediğinde hayal çok güzeldir. gerçeklerle o kadar aram yok zaten benm. bir ara hayal konusunda daha fazla takıntılıydım aslında ama aştım takıntımı. benim aslında bir sürü takıntım var mesela, 2 yıldır falan msn nickime tarih yazardım ben dha bir kaç ay önce bıraktım tarih yazmayı. daha bir sürü takıntım vardır da aklıma gelmior şu an. ama herkesin küçük de olsa bir takıntısı vardır bence ki zamanla geçiyor işte. bazen bir insan olur o takıntı ama o bile geçer, geçsin,geçmiş,geçti.oh bea.
Çikolata süt keyfinin yerini de hiç bir şey tutmaz sanırım blog. bu ikili beni mutlu ediyor yahu.neyse hayatmda bazı insanlar var bnm işte o insanlar huzur, mutluluk, dost, arkadaş, kardeş her şeyim onlar benim. onları kaybetmeyeyim bari, zaten çok insan sevmiyorum şu hayatta. ama sorun bende mi bilmiyorum yani ben mi uyuzum yoksa sevilmeye değer insan harbiden az mı? neyse.
Bugün evde oturuyordum hava da güzeldi baya cama çıktı böyle çok hoş bir rüzgar esti blog, öyle bir rüzgardı ki sanki deniz kokuyordu. o an nasıl kötü oldum, çok zamandır deniz görmedm. artık haftaya bir Moda yaparm ohh deniz havası misss. kendime gelirim yahu!
Yine Mfö'den gelsin: "itiraflar sarıyor beynimi, beni ben anlıyor muyum ki? hiç bitmiyor hayal kurmalar, nerelere gitmeler kimlerle olmalar.." Mfö havamdayım bugünlerde. ama uzun süreden sonra Mfö'yü acı çekmeden dinleyebiliyorum çok güzel bir duygu bea bu! hayal kurmak güzeldir blog, gerçekler rahatsız edici olduğunda veya yetmediğinde hayal çok güzeldir. gerçeklerle o kadar aram yok zaten benm. bir ara hayal konusunda daha fazla takıntılıydım aslında ama aştım takıntımı. benim aslında bir sürü takıntım var mesela, 2 yıldır falan msn nickime tarih yazardım ben dha bir kaç ay önce bıraktım tarih yazmayı. daha bir sürü takıntım vardır da aklıma gelmior şu an. ama herkesin küçük de olsa bir takıntısı vardır bence ki zamanla geçiyor işte. bazen bir insan olur o takıntı ama o bile geçer, geçsin,geçmiş,geçti.oh bea.
5 Şubat 2010 Cuma
insan + insan = sıkıntı
Çok yoğun günler geçiriyorum bu sıralar yazamadım ondan blog. gündüzleri ders çalşp geceleri dışarı çıkarak hem ders çalşma hem de eğlenme hedefimi gerçekleştrioyum ve pazrtesi tamamen özgürlüğe kavuşacağım ve sonrasında derssiz tasasız 5 günüm var İspan'yada. zaman amma çabuk geçti. daha dün geldim sanki İspanya'ya.. neyse dönünce ailemi arkadşlarıma nasıl kavuşacağımı düşünüp mutlu oluyorum, heycanlanıyorum. onları böyle ilk göreceğim anı hayal ediyorum.seviyorum lan onları ben.
Ya rüyamda bir uçağın düştüğünü gördüm, uçak düşünce de annemi arayıp ben uçağa bnm Türkiyeye gelmicem diyordum. tabi kmbilr neler yatıyor bu rüyanın altında da. lan harbi uçaım düşmesin,ölmeyelim şmdi durduk yerde. kader kısmet.
İnsanlar birlikte olurlar, ayrılırlar bunlar olağan şeyler tamam. amane olursa olsun ayrılıkları sevmiyorum, kim sever ki zaten!? ama bir ilişkinin o tutkulu delice aşkla başlayan ilişkinin zaman içinde yıpranım ayrılıkla son bulması kadar beni üzen bir şey yok şu hayatta. böyle düşünüyorum hani ne yapmamız gerek bu ilişkileri kurtarmak için? ne, ne, ne!? kızla çocuk birbirlerine aşıklardır çıkmaya başlarla ilk 3 ay falan hayat çok güzeldir, ne olur ilişki hep o ilk 3 aydaki gibi kalsa? ama sonra bir sürü etken çıkıyor, ve yoruyor insanları.. güvensizlik kıskançlık,tatminsizlik,sadakatsizlik nblyim ben bir sürü şey. sonra düşünyorsun ya başta bukadr aşık olan biz miydik?nasıl bu hale geldik diye... üzüyor beni bunlar blog. bütün ilşkilernin sonunun bu olduğunu düşünmek istemiyorum bu beni korkutuyor! hayır hayır.
Bir de şöyle bir şey var. bir insanla anlaşmak da ne kadar zor.. yani herkesin kendine göre alışkanlıkları var, herkesin kendi yaşam stili var bunu karşındaki insana göre uydurmak,fedakar olmak, yeri geldiğinde onun istediği gibi yaşamak, yeri geldiğinde kararlı olup kendi istediğini yapmak. bir denge lazım ki kusursuz ilşki için blog. çok zor o dengeyi kurmak ve sonra da korumak ama bazıları yapıyor işte. helal. ben zaten zor bir insanım. hele bu aralar fedakarlık yapmaya hiç niyetim yok biliyor musun. çok bir bencilim bu günlerde. fedakarlık yapacağım insanın benim için çok şey ifade etmesi gerekiyor ki anca öyle.. zaten fedakarlık yapıyorsun da noluyor sanki. çko mu kıymete geçiyor amaan ben de amma kızgınım, küskünüm insanlığa. ilginç bak bu.
Ya rüyamda bir uçağın düştüğünü gördüm, uçak düşünce de annemi arayıp ben uçağa bnm Türkiyeye gelmicem diyordum. tabi kmbilr neler yatıyor bu rüyanın altında da. lan harbi uçaım düşmesin,ölmeyelim şmdi durduk yerde. kader kısmet.
İnsanlar birlikte olurlar, ayrılırlar bunlar olağan şeyler tamam. amane olursa olsun ayrılıkları sevmiyorum, kim sever ki zaten!? ama bir ilişkinin o tutkulu delice aşkla başlayan ilişkinin zaman içinde yıpranım ayrılıkla son bulması kadar beni üzen bir şey yok şu hayatta. böyle düşünüyorum hani ne yapmamız gerek bu ilişkileri kurtarmak için? ne, ne, ne!? kızla çocuk birbirlerine aşıklardır çıkmaya başlarla ilk 3 ay falan hayat çok güzeldir, ne olur ilişki hep o ilk 3 aydaki gibi kalsa? ama sonra bir sürü etken çıkıyor, ve yoruyor insanları.. güvensizlik kıskançlık,tatminsizlik,sadakatsizlik nblyim ben bir sürü şey. sonra düşünyorsun ya başta bukadr aşık olan biz miydik?nasıl bu hale geldik diye... üzüyor beni bunlar blog. bütün ilşkilernin sonunun bu olduğunu düşünmek istemiyorum bu beni korkutuyor! hayır hayır.
Bir de şöyle bir şey var. bir insanla anlaşmak da ne kadar zor.. yani herkesin kendine göre alışkanlıkları var, herkesin kendi yaşam stili var bunu karşındaki insana göre uydurmak,fedakar olmak, yeri geldiğinde onun istediği gibi yaşamak, yeri geldiğinde kararlı olup kendi istediğini yapmak. bir denge lazım ki kusursuz ilşki için blog. çok zor o dengeyi kurmak ve sonra da korumak ama bazıları yapıyor işte. helal. ben zaten zor bir insanım. hele bu aralar fedakarlık yapmaya hiç niyetim yok biliyor musun. çok bir bencilim bu günlerde. fedakarlık yapacağım insanın benim için çok şey ifade etmesi gerekiyor ki anca öyle.. zaten fedakarlık yapıyorsun da noluyor sanki. çko mu kıymete geçiyor amaan ben de amma kızgınım, küskünüm insanlığa. ilginç bak bu.
2 Şubat 2010 Salı
seninle biz nerdeyiz ki?
Mfö'nün ve Mazhar Alanson'un hayatımdaki yeri çok büyüktür blog. çok şeyler paylaştım onlarla,çok. hani her zaman her şekilde hiç eskimeden dinlenen bazı gruplar vardır ya işte Mfö bnim için aynen öyle. hüzün, mutluluk hepsini yaşarım ben Mfö'yle ya onlar gibisi gelmez birdaha yok.
Bazen kendimi öyle güçlü hissediyorum ki.. sonra da ya bu gücüm giderse diye korkuyorum. bu sıralar çok iyi hissediyorum,kendime güvenli,ne istediğini bilen, zorluklarla savaşabilen ayakları üstünde durabilen kimseye ihtiyacı olmadan yaşabilcek gibi hissediyorum, bu güç çok hoşuma gidiyor. özellikle de kimseye ihtiyacı olmadan yaşama kısmı. bunu çok uzun zamandır hissedememiştim, ancak özgüvenim yerine geldi sanırım. heheyt.
Hayat çok garip bazen. ama eninde sonunda yine de adaleti uyguladığına inanıyorum ben hayatın. çok mu iyimserim yoksa bugün!? hayır hayır. kötlük yapan cezasını bulur, biraz basit bir çıkarım olacak ancak gerçek bu zaten aslında her şey çok basit ve basitler de güzel. bilmiyorum benim içimde her şey çok güzel olacakmış gibi bir his var. iyi hissediyorum. dur bakalım nolduğumu şaşırmayayım da birden.
İntikamın çok çeşitlisi vardır blog. intikam kelimesi kötüdür hoşuma gitmez ama farkettim ki bende birilerinden bir şeylerden kimi zaman hayatın ta kendisinden intikam almak için uğraşmışım ne kadar yazık aslında ve bazen hatta intikam aldığım kişinin,şeyin artk herneyse haberi bile olmamış ben kendimi tatmin olmak için uğraşmışım. bazen kızıyorum kendi yaptıklarıma pişman oluyorm deil ama brdaha olmasın bari diyorum.
Yeni bir ilişkiyle ilgli düşünüyordum da bugün. birilerini hayatıma sokmak çok zor gelir blog bana artık. çünkü sonra hayatımdan çıkınca yıkılmak istemem. bütün bunlar beni düşündürüyor,korkutuyor böyle olacağına hiç kimse olmasn ulan aklım kafam rahat diyorum. hayat bu belli olmaz.
Bazen kendimi öyle güçlü hissediyorum ki.. sonra da ya bu gücüm giderse diye korkuyorum. bu sıralar çok iyi hissediyorum,kendime güvenli,ne istediğini bilen, zorluklarla savaşabilen ayakları üstünde durabilen kimseye ihtiyacı olmadan yaşabilcek gibi hissediyorum, bu güç çok hoşuma gidiyor. özellikle de kimseye ihtiyacı olmadan yaşama kısmı. bunu çok uzun zamandır hissedememiştim, ancak özgüvenim yerine geldi sanırım. heheyt.
Hayat çok garip bazen. ama eninde sonunda yine de adaleti uyguladığına inanıyorum ben hayatın. çok mu iyimserim yoksa bugün!? hayır hayır. kötlük yapan cezasını bulur, biraz basit bir çıkarım olacak ancak gerçek bu zaten aslında her şey çok basit ve basitler de güzel. bilmiyorum benim içimde her şey çok güzel olacakmış gibi bir his var. iyi hissediyorum. dur bakalım nolduğumu şaşırmayayım da birden.
İntikamın çok çeşitlisi vardır blog. intikam kelimesi kötüdür hoşuma gitmez ama farkettim ki bende birilerinden bir şeylerden kimi zaman hayatın ta kendisinden intikam almak için uğraşmışım ne kadar yazık aslında ve bazen hatta intikam aldığım kişinin,şeyin artk herneyse haberi bile olmamış ben kendimi tatmin olmak için uğraşmışım. bazen kızıyorum kendi yaptıklarıma pişman oluyorm deil ama brdaha olmasın bari diyorum.
Yeni bir ilişkiyle ilgli düşünüyordum da bugün. birilerini hayatıma sokmak çok zor gelir blog bana artık. çünkü sonra hayatımdan çıkınca yıkılmak istemem. bütün bunlar beni düşündürüyor,korkutuyor böyle olacağına hiç kimse olmasn ulan aklım kafam rahat diyorum. hayat bu belli olmaz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)