22 Şubat 2010 Pazartesi

kendimle başbaşa.

Şu an bulunduğum bu ruhsal sakin dönemimi seviyorum. ne kafamı çok kurcalayan bir şey var, ne içinden çıkmam gereken bir durum ne de bir kavga. ha çok uzun sürer mi bu dönem? sanmıyorum. ancak arada böyle huzurlu dönemlerin olması beni çok mutlu ediyor. hatta şmdi farkediyorum bir kaç yıldır kafamın bukadr rahat olduğu bir dönem olmadı, hep düşündüğüm saçma sapan olaylar ve insanlarla yıprattım sanırım kendimi biraz. ama bu aylarda mutluyum. 'mutluyum' diyebilmek bile çok önemli benim için, çnkü günlüklerime baktığımda geçen sene yazıyordum en son, yazılarım çoğunlukla mutsuzum diye başlıyor. demek baya bir gelişme göstermişim ben arada farkında olmadan. sonsuz bir mutluluktan bahsetmiyorm, hala öyle bir şeyin olmadığını düşünüyorum ama mutsuz değilim bunu biliyorum.

Yalnızlığı sevdiğimi söylemişmdir daha da önce. kendime zaman ayırmayı falan seviyorum. ispanya'da ev arkdşmdan uzak kalıp kafamı dinlemek için kendimi Oviedo sokaklarına atıyordum ya hani. burada da galiba aynı şeyi Moda'ya giderek yapacağım. insanlardan kaçmak değil bu aslnda zaten şu birkaç gündür hiç bir insanla sorunum yok. sadece kendimle başbaşa kalmayı seviyorum. ha bir süredir insanlarla sorunumun olmaması durumunu da düşndüm ve buldum. çünkü şu anda sadece gerçekten görüşmek istediğim insanlarla görüşüyorum, beni mutlu edenlerle. öyle aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığım kimse yok. ve bu hayattki en önemli şeylerden biri sanırm öbür türlü hayat işkenceye dönüşebiliyor. sevdim ben bu durumu blog ya.yalnız bazen bir şeyleri beklemekten sıkıldığımı hssediyorum da. ne beklediğimi bulamayınca boşver diyorum kendime. kurcalamaya gerek yok bazen bir şeyleri ya hani. psikolojik olarak çok yorulmayacağım bir hayat istiyorum ben,öyle. huzur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder