8 Ocak 2012 Pazar

fark etmez olaydım anasını satayım.

20 küsür yıldır sanki bir yeteneğimin ortaya çıkmasını beklemişim de çıkmayınca hayal kırıklığına uğramışım gibi bir hisse kapıldığımı fark ettim yeni. Çok Lostvari bir bakış açısı olabilir belki ama benim buradaki amacım ne peki, ben niye geldim?

İnsanın kendi kendisinin psikoloğu olduğunu fark ettim. İnsanın hissetmek istemediklerinin bir şekilde üstünü örtebildiğini ya da bir süreliğine ertelediğini ama yok da edemediğini de fark ettim.

Kimsenin kimseyi zorla sevemeyeceğini fark ettim. Tanısan severdin, iyi çocuktur laflarının yalan dolan olduğunu da fark ettim. Bu işler öyle yürümüyor maalesef.

Sen ne kadar birilerinden kaçmaya çalışırsan, birilerinin senin o kadar üstüne geleceğini fark ettim. Kaçan balık kovalanır hesağbı herhalde.

Eh sen bir şeyin ne kadar üstüne gidersen, o şeyin senden bucak bucak kaçtığını fark ettim. Yukarıdaki hesap işte.

Bir insanda aradığın özelliklerin listesini yapıp her biriyle tanıştığında o listeyi kontrol ettiğin zaman, yapayalnız kalındığını fark ettim. Mü-kem-mel yok-tur.

Ön yargının da şu hayattaki en kötü illet olduğunu fark ettim. Sıyrılamadım gitti her türlü yargımdan.

İnsanın kınadığıyla sınandığını fark ettim. Kınamayacaksın arkadaş.

Bir de şey, insanın ne nankör bir yaratık olduğunu fark ettim, fark etmez olaydım anasını satayım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder