25 Nisan 2012 Çarşamba

tokat yiyenler kulübü.

"Seni seviyorum" a "Teşekkürler" cevabı vermek kadar tehlikelidir, "Seninle vakit geçirmeye bayılıyorum ama...." diye başlayan cümle. Karşıdakini ne şekilde öldürseniz daha az hapis yatarsınız diye düşünmeye başlar sonra işleyeceğiniz cinayetin aslında bir meşru müdafaa hareketi olacağına karar verir ve cezaya çarptırılmayacağınıza hüküm getirirsiniz.

Buradan sonrasını lütfen Friends 8. sezona daha gelmemişler, izlemeyi düşünüp izleyememişler izlemesin; spoiler yemenizi istemiyorum. İzlemeyi hiç düşünmeyenler ise devam edebilir.

Yukarıda anlattığım cümleyi bizzat karşımdaki erkekten duymadan önce en sevdiğim sitcom dizisine konu oluşunu izlemiştim. Friends 8. sezonda Ross'un sevgilisi Mona o yılbaşında akrabalarına üzerinde kendisinin ve Ross'un olduğu bir kartpostal yaptırıp göndermeyi teklif eder. Bunu, ilişkileri için çok büyük bir şey olarak gören ve ilişkilerinin daha o kadar ciddileşmediğini sevgilisine anlatmak isteyen Ross ne yapacağını bilemez, kadınların ilişkinin ortasında "Bu ilişki nereye gidiyor, biz neyiz?" gibi sorular sormasına sinirlenir ve Mona'ya verecek bir cevap bulmak için arkadaşlarına danışınca Central Perk'te muhabbetler gelişir:


Monica: All right. Have you said, "I love you?" You could say, I love you.
Ross: Yeah I-I don’t-I don’t think I’m quite there yet, but I could say I looove spending time with you.
Phoebe: No, we hate that.
Monica: That is a slap in the face.
Ross: Forget it. I-I—Y’know what? I’ll just have the conversation. I’ll just say I like things the way they are, and hope for the best.

Ross aklında az da olsa şekillenen bir konuşmayla Mona'nın karşısına çıkmaya hazırdır artık:


Mona: Umm, I-I thought we were moving forward and now you’re-you’re sending me all these mixed signals. What are you trying to tell me?
Ross: I’m trying to tell you I made you a mix tape.
Mona: What?
Ross: I love you!
Mona: Ohh! (Hugs him.) And I love spending time with you. (Ross isn’t happy.)


Friends'i 2010 yılında bitirmiş biri olarak tam 3. kez yeniden başladım ve geçen gün bu bölümü yeniden izledim. İzlediğim zaman "aa ben bunu yaşadım," tepkisi verip hem güldüm yaşanılana hem de az da olsa öfkelendim.Gerçekten de "Seninle vakit geçirmeye bayılıyorum," cümlesi surata bir tokat gibi çarpar, insanı yerin dibine sokar. Sitcom izlerken kahkahalarla güldüğümüz yukarıdaki gibi diyaloglar ise, gerçek olduklarında komikliklerini tamamen kaybederler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder