6 Eylül 2010 Pazartesi

düşün.Mü.yor.um.

Tam da evimde oturup asosyalleşmeye karar vermiştim ki kendimi hayatımın en sosyal günlerinde buldum. Kaç gündür eve sadece akşamları gelip yemek yiyip uyuyuyor, sabahın köründe dışarı çıkıp işime(!) gidiyordum. Çağdaş Drama Derneği' ne buradan teşekkürlerimi iletmek isterim. Bana unutamayacağım güzel günler yaşattı. Bana ilk iş tecrübemi ve onun yanında da bir sürü insan kazandırdı. Cumartesi akşamı konferansın bitme partisi olarak da bizi tekne gezisine çıkardı. İstanbul' un güzelliğine söyleyecek söz yok zaten. Ayrıca akşam 7'den 11' e kadar da yerimizde bir an oturmadan dans edip eğlendik. Sınırsız içki için de ayrıca teşekkür etmek isterim. Her türlü müziğe ayak uydurabilen bir insan olduğum için jazz da çalsa, tekno da çalsa, halay havası da çalsa ayaktaydım. İspanya' dan sonra ilk defa dans ettim galiba. Teşekkürler Türkiye.

Bu arada orta okul toplantılamız Mü' nün burda olması sayesinde hızla devam ediyor. Ankara' daki arkadaş da gelince tam olduk bu hafta sonu; ancak onu bugün şehrine yolculadık yine eksik kaldı bir yanımız. Dün akşam ise kendimi yine sağımda orta okul arkadaşlarım, solumda lise arkadaşım ve karşımda üniversite arkadaşlarımın olduğu karışık bir grup içinde bulup çokça eğlendim, buradan herkese teşekkür etmek isterdim de çok uzun iş lan.

Yine Eylül' e gelmişiz. Neredeyse ben İspanya' ya gideli bir yıl olacak. Zamanın bu gereksiz hızına şaşırıp kalıyorum bazen. Okul açılıyor, dersler, sınavlar derken kapanıyor. Sonra yeniden açılıyor falan. Galiba artık bu döngüden baya sıkıldım. Ha iş hayatı çok mu zevkli olacak? Yoo. Ama yine de artık o kısma geçmek istiyorum.

Ehliyet sınavı sonucumu bugün almış bulunmaktayım. Motordan 95, ilk yardımdan 97 ve trafikten 100 alarak sonuçlarımı "Bu işi hiç ciddiye almıyorsun, sınavı geçemezsen bir daha seni kursa göndermem." diyen ebeveynlerimin gözüne gözüne soktum. Bir daha konuşmazlar umarım. Bir de direksiyonu halledersem..

Fark ettim ki uzun zamandır kulağımda mp3, Kadıköy sokaklarında yürümemişim. Bugün yaptım. Hava da öyle güzel ki! Arada yağmur falan.. Kulağımda Elliot Smith. Bu havalar e.smith havasıdır, nokta.

Artık biraz evimde oturayım diyorum da ne mümkün çarşamba sabahı trenimize binip gidiyoruz gri şehir Ankara'ya. Ondan sonra zaten okullar açılıyor. Ama biraz sakinliğe, sessizliğe, mp3 üme ve Kadıköy-Moda sokaklarında yalnız kalmaya ihtiyacım var benim!


**Ama ama ama, Mü hep burada kalsın, gitmesin hiç. Zaman daralıyor ve benim içime sıkıntılar girmeye başladı bile. Hayır tamam düşünmüyorum, düşünmüyorum, düşünmüyorum.düşün.Mü.yor.um.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder