Bazen acaba gereğinden fazla şeyi aynı anda mı başarmaya çalışıyorum diye düşünmüyor değilim hani. Normal derslerim, alttan aldığım derslerim, hafta sonu formasyonum, ispanyolca kursum, birde açıköğretim eklenirse.. Gözüm korkuyor bu dönemden. Sadece Ocak ı düşünüyorum. Sömestr da Mü ile eğleneceğimizi düşünüp yaşamaya çalışıyorum işte.
Şu benim 'en fazla' güzel dediğim insanın feysbuk unu bulunca yaşadığım heyecanı daha sonra ise "İlişkisi var." yazsını görünce yaşadığım hayal kırıklığını size anlatamam. Hiç bu kadar çabuk duygu değişimi yaşamamıştım galiba.
Bu akşam Karga'daki Cenk Taner konserine gidemediğimden evimde Kesmeşeker açıp kendi kendime hüzün yaptım. Zaten fazla duygusalım bu aralar dokunmayın sakın.
Bir arkadaşımın diğer adı Ünlü'ymüş. Yazmazsam çatlayacaktım artık, çok sevdim ben bu ismi.
Öyle bir rüya gördüm ki uyanınca vay be ne güzel çekmişler filmi dedim. Bütün deniz hayvanlarının bir günlüğüne insan olduğu, biz insanların da onlara rehberlik yaptığımız ve benim bu balık insanlardan birine aşık olduğum bir rüya. Değişik bir konu, iyi çekimler, beklenmedik bir son falan. İyi rüya görüyorum lan.
Bir arkadaşım da "Sar-hoş et beni." demiş. Fena dememiş bence ya.
Ekim' e geldik de hava hala bir garip. Havadan dolayı ne giyeceğini de şaşırdı insanlar. Mini etekle bot giyenler, şort üstüne kazak giyenler bir garip giyim dolu her yer.
Ekim, bize bol bol güzellikler getir lütfen!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder