3 Eylül 2010 Cuma

still lovin you.

Tam anlamıyla yorgunluktan ölüyorum ve tam anlamıyla mutluyum. Mihmandarlıklarını yaptığım insanlara gönülden bağlandığımı hissettim. Troussov gibi 27 yaşlarında birinden sonra, 77 ve 58 yaşlarında insanlara rehberlik yapmaktan da ayrı bir zevk alıyorum. H.N'yi dedem gibi gördüm, "Dede!" diyerek boynuna sarılmak istedim. Karısı deseniz en favori kankam şu günlerde neler neler konuştuk,çok muhabbet ettik. Geçen gün hayatımın ilk fısıltı çevirisini yaptım. Heyecanlı ve panik dolu dakikalar geçtikten sonra insan o paniği üzerinden atıyorMUŞ. Ama İlk türkçeden çevirinizi yaparken "Şimdi bedeninizi düşünün, mekanik bir şey." cümlesini ingilizceye "Şimdi DEDEnizi düşünün mekanik bir şey." diye çevirip sonra "Hayır hayır dede değil beden diye düzeltmesini yapabiliyormuşsunuz, normalmiş. Başladık bir şeyler yapmaya. Şimdi gerçekten doğru mesleği seçtiğimi anlıyorum. Benim istediğim tam olarak bu ve bunu bilmenin rahatlığı dünyanın en güzel şeyiymiş.

Bugünkü işim bir o kadar zevkli bir o kadar da yorucuydu. Dedemi ve karısını gezdirmeceydi iş. Sultanahmet, Beyazıt, Kadıköy derken baya bir yürüdük gezdik, doyduk İstanbul'a. Eve 9 gibi döndüğümde artık gözlerim kızarmış, bütün gün İngilizce ve Almanca konuşmanın getirdiği yorgunlukla kendimden geçmiştim.Saydım, sabah 10'dan akşam 5'e kadar sadece İngilizce ve Almanca konuştmuşum. Ve şu an Türkçe dahil hiçbir şey dilde istemiyorum. Yazabilirm sorun yok. Ama bu yorgunluğun getirdiği mutluluk da paha biçilemezmiş orası ayrı.

Ah, insanın anlatacak çok şeyi olunca hangisini anlatacağını bilemediğinden çok bir şey anlatamıyormuş. Bir sindireyim de şu günlerin yorgunluğunu ve mutluluğunu önce ondan sonra elbet bahsederim tekrar tekrar, hatta istemediğiniz kadar.

NoT:Scorpions'ın son konseri de 2 Ekimde imiş. Gitsek süper olurmuş. Duy beni MN.

"If we'd go again
All the way from the start,
I would try to change
The things that killed our love.
...
I'm still lovin you."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder