Bazen üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin, başka neler yaşanırsa yaşansın ne tecrübeler edinirsek edinelim bazı olayları aşamıyoruz. Aştığımızı sanıyoruz da kendimizi kandırıyoruz falan.
Mesela uzun zaman düşünmekten kaçınıyoruz, aklımıza gelmesin diye kendimizi semtlerden, müziklerden, filmlerden, insanlardan uzak tutuyoruz. Ama işte oluyor ya bir gün bir yerden,koltuğun arasından küçük bir düğme çıkıyor falan. Sonra hayda otur düşün de düşün.. Bitmek bilmez düşünceler başlasın, esikleri kurcalamalar, 'neden' diye sormalar, kendini, onu, bunu suçlamalar ve daha nice sorunlu eylem..
Bir arkadaşı kaybetmek, bir kavgayı hazmetmek, bir sevgiliyi terk etmek, herhangi bir başarısızlığı sindirmek yahut terk edilmek, aldatılmak mesela küçük düşmek belki de aklınıza gelebilecek komik küçük bir olay olsun, üstünden yıllar geçsin, siz onu unuttuğunuzu sanın.. Sonra hop diye fırlasın o derinlere gömdüğünüz yerden. Yıllar olayları eskitir ama yok edemez, etmeyecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder