Ahh beklemek.. İnsanın ömründen ömür götürüyor. Planlar, programlar, hedefler, amaçlar aslında şu an hepsi de birer zırvalıktan ibaret gözümde. Boş, sanki bomboşum. İçimdeki bütün heyecanları, bütün hislerimi ve sinirlerimi aldırmış gibi bir halim var. Galiba uzun bir süredir çok durağan gidiyor bir şeyler, fazla düz fazla renksiz. Tamam alacalı bulacalı da sevmiyorum ben hayatı ama ana ve ara renkler yerlerinde dursalardı en azından ya?! Hissetmiyorum.
Dengesiz insan oğullarıyız bizler. Bir günümüz bir günümüze uymuyor ki.. Değil uymak, bir günümüz diğerinin tamamen zıttı oluyor, o kadar bir dengesiziz. Zaman deseniz insanı yıpratıyor, yoruyor, tembelleştiriyor. Hepimizin belli yükleri var ve o yükler git gide hafifleşmek yerine ağırlaşıyor. Daha ne kadar dayanırız bilmiyorum.
Ha neden bu kadar karamsar bir yazı yazdığımı sorsanız cevabı yine bilemezdim. Tek bildiğim çok da kötü durumlarda olmamamıza rağmen sürekli söyleniyor olduğumuz. İnsanların değerini bilmeyip birbirimizin kuyusunu kazıyoruz, bilmiyoruz ki o kuyuya düşen kendimiz olacağız.
Sözleri sindire sindire dinlenilmesi gereken bir Mfö şarkısını kendime ve Üstün' e yolluyorum.
"Güneş doğar, güneş batar.
Ama insan uyumaz bazen; düşünür..
..
Deniz masmavidir, ne güzel..
Ama insanlar görmez bazen.
Şiirler, şarkılar, masallar..
Ama insanlar duymaz bazen."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder