Beyaz bir ten. Beyaz teni seveceğimi bilmezdim. Beyaz ten, siyah saç, siyah göz. Nasıl desem? Çok bir siyah o gözler. Güzel bakıyorlar. Sadece iki adet zeytin misali göz; ama işte güzel bakmasını biliyorlar. Dudaklar, kalın. Orada öylesine durmuyorlar, bir anlamları var, bir işlevleri var o dudakların. Dudaklar hareket ediyor, ben izliyorum. Ne anlatıyorlar bilmiyorum, odaklanamıyorum konuşmalara, sözlere.. Ben dudakları izliyorum. Bir burun var mesela öyle yerinde duruyor öyle olması gerektiği gibi duruyor ki o burnu izliyorum dakikalarca. Ah, inan ne söylediğini duyamıyorum, duysam anlayamıyorum. Kulaklarım sağırlaşıyor. Sadece gözlerim görüyüor, suratını, vücudunu izliyorum. Tabi bunları, onun dikkati başka yerdeyken, bana bakmadığı zamanlar yapabiliyorum. Bana baktığı zaman ise, onun gözlerine bakmak.. işkence. Gözlerim gözleriyle karşılaşmasın diye kaçırıyorum onları, çünkü karşılaştıklarında tehlike arz ediyorlar.
Beyaz ten, siyah göz, siyah saç, büyük dudaklar, sıcak, çok sıcak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder