Ben bir kimsenin uğruna çay içiyorsam, o kimse gerçekten değerli demektir. Çayın bitmesi sohbetin bitecek olması anlamına geliyorsa, o çay öyle ağırdan içilir ki..
Masada, tam karşımda oturan adama bakıyordum. Çok güzeldi.Gözleri ve saçları siyah, dudakları büyük ve teni beyazdı. Aslında derin araştırmalarım sayesinde hakkında bir çok şeyi bilmeme rağmen, bunları o anlatırken ilk defa duymuş gibi tepkiler veriyordum ve aslında daha önceden kafamda kurduğum cümleleri kullanarak ortak noktalar bulmaya çalışıyordum. Adeta elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemiyor ve ilk defa bir erkekle aynı masada oturuyormuş gibi hissediyordum, ilginçti. Saçımı düzeltiyordum, çay bardağımla oynuyor ayaklarımı hareket ettiriyor ve gülümsüyordum.
Ne çok çocuk, ne çok kadın görünmek istiyordum. Aslında tam olduğum gibi görünmek, kendim olmak istiyordum fakat artık heyecandan mıdır nedir bazen çok utangaç bazen ise kendime olan güvenimi göstermek uğruna kibirli bir insan olup çıkıyordum onun karşısında. Ama onu güldürebilmiştim. Gülünce küçük yaramaz bir çocuk gibi duruyordu. Çoğu zaman ise samimi ama oturaklı ve olgun bir tavırdaydı. Bunlar benim bir kaç sohbetten çıkardıklarım tabii ki, gerçeği henüz bilemiyorum.
Konuşması, kendinden bahsetmesi, hayatını, ailesini, yaşadığı yeri anlatması, sevdiği şeylerden bahsetmesi devam ettikçe ben de biraz rahatlamış, kendimden bahsetmeye başlamıştım ona. Bir yandan çayımı yudumluyor, bitmemesi için (ve aslında çay sevmediğim için) kalan miktarı hesaplamaya çalışırken bir yandan da onun çayı ne durumda diye bakıyordum. Çaylar bitmesin, sohbet devam etsin.
O masadan saatlerce kalkmasam, sorun olmazdı sanırım. Ben ki bazen sadece aynı çatı altında bulunduğumuz için sevindiğim o adamla aynı masada oturmuş gülerek sohbet ediyordum. Dünya o an dursa fena olmazdı.
Bazen hayatımızdaki insanlara aslında gerçekte olandan çok daha farklı anlamlar yüklüyoruz. Tanımadığımız bir insana kafamızda çok güzel özellikler yüklüyor sonra kendi yüklediğimiz bu özelliklere inanıyoruz. Anladım ki bu adam benim için 'yenilik' i ifade ediyor ve eğer eskiye yol vermezsek, yeniye asla ulaşamayız.
İşte, bir 30 dakika da böyle geçti, sonra çaylar bitti, masa boşaldı ve geriye bir tek benim yazdığım bu yazı kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder