Bazen uyandığınız andan itibaren içinizdeki his size onu o gün göreceğinizi söyler. Ben de bugün M.'yi göreceğimi bilerek uyandım. Spor salonuna gitmeyecek olmama rağmen onu göreceğimi biliyordum; ancak benim planladığım bir durum değildi bu, saatini, yerini, yanında kimin olduğunu benim yanımda kimin olduğunu hiçbir şeyi bilmeksizin sadece onu göreceğimi biliyordum. Dakikalarla ve hatta saniyelerle ilişkili her şey.
Aslında, sırf birilerini görmek için tekrar tekrar evinin önünden geçtiğim, normalde takılmadığım mekanlara gittiğim oldu ve kasten yaptığım bu eylemler genelde olumsuz sonuç veriyordu. Kurallara karşı gelip görmek için bir şeyler yaptığım insanı göremiyordum.
Oysa bugün sadece göreceğimi biliyordum. Bunun için herhangi bir şey yapmadım ve işte oldu. Bir haftayı geçmişti onu görmeyeli ve artık duyduğum özlem ciddi ölçülerde rahatsızlık verici olmaya başlamıştı. Ayak üstü yapılan minik sohbet, hayattan, sınavlardan ve Uludağ' dan açılan hoş muhabbet, gülümsemesi, gözleri, ve dudakları haricinde onunla ilgili sayabileceğim daha milyonlarca şey var; hepsini saymayacağım korkmayın.
"Çalışıyorum ben ama gelmeyi çok istiyorum, gelebilirsem çok güzel olacak."
"Evet, gelebilirsen çok güzel olacak. ehe."
Bir iki aptal gülümseme falan. Böyle bir garip tavırlara girmeler. Neden bu kadar aptal oluyorum M. karşısında, neden elim ayağım birbirine dolanıyor?!!
Not: Bu adam Uludağ' a gelmeli. Evrene doğru mesaj göndermeliyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder