6 Mart 2011 Pazar

127 Hours.

Bir pazar sabahı erken bir saatte kalkıp gidip Boğaziçi Üniversitesi havası solumak insanı "Neden ben değil hı?" diye bağırtarak depresyona sokabilir. Neden ben değil' in tabi ki çok basit cevapları vardır; ama insan bunu kabullenmek istemez. Manzaraya bakıp bir gün orada içip sabahlama hayalleri kurup sonra oradan ayrılır ertesi gün de kendi dört duvar okulunuza gidersiniz. The End.

Hatta ve hatta sizlere genel olarak zaman zaman hayata karşı sorduğumuz bir soru olan Neden ben' e biraz önce izlediğim filmden alıntı yaparak cevap vermek isterim.

"It's me. I chose this. I chose all of this. This rock...this rock has been waiting for me my entire life. It's entire life. Ever since it was a bit of meteorite a million, billion years ago. There in space. It's been waiting, to come here. Right, right here. I've been moving towards it my whole life. The minute I was born, every breath I've taken, every action has been leading me to this crack on the out surface."

Filmi izledikten sonra daha anlamlı gelecektir bu alıntı, bence tüm cevap budur.

Yarın sonunda sevgili okulum iu' da dersler başlıyor. Okulsuz çeviri hayatına alışmıştım ki şimdi okulla işi birlikte yürütmek zor olacak. Ancak eğer her şey hesapladığım gibi giderse, ki çoğu zaman gitmez, Mart 28' inde kitabım bitecek. Sonra 4 aylık acıma değecek bir kutlama düşünüyorum. 40 gün 40 gece falan.

O değil de, siz filmi izleyin sonra konuşalım, hala etkisinden kurtulmuş değilim. İyi geceler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder