9 Mart 2011 Çarşamba

tehlikenin farkındayım.

Yaşarken ve olayları irdelerken asıl fotoğrafı göremiyorum; ancak detaylara takılıyorum. Neler olmuştu, kafasıyla geri dönüp hafızamızı deştiğim zaman ise detayları bir araya getirdiğimde, puzzle parçaları yerine oturduğunda ortaya çıkan manzara karşısında ağzım açık kalabiliyorum. Küçük hesaplar yapıp detaylara takılmaktansa olan durumlara dışarıdan en bir genel pencereden bakmayı öğrenemedim. Detaylara girdikçe boğuluyor, boğuldukça da detay üretiyorum.

Peki, erasmustaki en yakın arkadaşın İstanbul' a dönmesinin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen tek bir kere beni aramaması hatta yolda karşılaştığımızda neredeyse görmemezlikten gelmesine ne diyorsunuz? O arkadaş hata yapıyor da neyse.. Halbuki arkasından seslendiğimde ve bana yüzünü döndüğünde ben sanki aradan bir yıl geçmemiş gibi hissedebiliyorken bazıları bunu yapamıyor.

Hayat çizelgem bir kez daha değişti, şimdiki amaç Boğaziçi Üniversitesi' nde yapılacak bir master programıdır. "Konferans Çevirmenliği" üzerinedir bu master ve bu programa baş vurabilmek için 2. yabancı dilin( bu durumda İspanyolca) çeviri yapılabilecek yeterlilikte olması gereklidir, ki bu da benim İspanya' ya gitmemi zorunlu kılar. O halde 2012 yılında mezun oluşla beraber bir İspanya yolculuğu bekleniyor. 6 ay, 1 yıl artık ne kadar olursa, bir süre kaldıktan sonra dönüp Boğaziçi' ne başvuruluyor. Daha çok okuyacağız lan, çook.

Yılın bu ayları pek iyi olmam ben, sanki herhangi bir ayda çok iyi oluyormuşum gibi.. Ama hani adı bahardır bu mevsimin de bir türlü ilk bahar yüzünü göstermez ya ben de başarmaya çalıştığım şeylere, ulaşmaya çalıştığım insanlara bir türlü ulaşamıyormuşum gibi geliyor. Kendimde ortaya çıkan bu tehlikenin de farkındayım ayrıca.

Beni bozacak, daha da dağıtacak, darmadağın edecek biri olacak karşımda.
Bir şişe de şarap olacak ki dünya sonra güzel olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder