8 Ocak 2010 Cuma

- çok bir ironi+

Karda mahsur kalmak.. evet. İspanya gibi bir ülkenin Oviedo gibi küçük bir şehrinde karda mahsur kalmak. ve şehir merkezine en fazla yarım saat uzaklıktayken. azıcık kar yağdı diye otobüs seferlerni iptal eden, taksilerni çalıştırmayan bir ülke burası. vay bana vaylar bana. bunlar kar görmemişler blog ya, biz olsak o karda işe de giderzi okula da otobüsler çalşır her şey çalşır be amma keyiflerine düşkünler yahu. toplam 2 saat önce otobüs sonra da taksi bekledik ancak ikisi de gelmedi.. 8 gibi otobüs beklmye başladık. ancak büyük bir insan kalabalığı vardı bir bok olacağı belliydi yani ahaha. sonra bir otosbüs geldi, 45 dakka sonra falan. biz de heycan yaptık ancak otobüs şöförü indi ve seferlerin iptal olduğunu söyledi. o anda bütün ispanyollar bir vücut olup şöföre bağırmaya başladılar. bir kız "ne yani burda mı uyuyalım!?" diye bağırdı şöför "amaan bana ne be nerde uyursan uyu" der gbi bir bakış fırlattı. biz de taksi aradık hem de 3,4 kere. ancak bizden önce taksi durağında yaklaşık 45 dakika beklemiş olan kadın gelmez gelmez beklemeyin dedi. biz artık umudu kesmiştik blog. donarak öle fikrine kendimizi alştrmaya başlıorduki ki sevgili ev arkadşım "otostop çekeliimm!"diye bağırdı. genç bir çocuk görüp arabasına yaklaşıp camını çaldık "vamos a Oviedo, Ovedo!" dedik ancak adam meğer Avilés e gidiyormuş. yine 'vay bana vaylar bana' neyse efenim. otostop fikri de işe yaramamış ve biz ölüme bir adım daha yakındık. nihaha. böyle anlatınca daha bir eğlenceli oluyor canım ondan atraksiyon yapıyorum. sonra tren istasyonu geldi aklımıza! koşa koşa tren istasyonuna gittik ve ne görelim? evvet tren. Oviedo'ya tren bulduk bindik ve 10 dakika sonra evimzdeydik ki saat onbir olmuştu. Ne yani bunca acı, bunca ızdırap dondurucu soğuk ve ayakkabımın göl olması sadece 10 dakika için miydi? anlayamıyorum ben bu Oviedo'yu yok yok.


Tabi bunca atraksiyonun yanı sıra çok güzel bir gün geçrdik. alışveriş çılgınlığına kendimizi resmen bıraktık. kendime bir kaç bluz,eldiven falan aldım. hatta hediyeler bile aldım İstanbul'daki insanlarım için. kısaca güzel bir gündü acısıyla tatlısıyla haha.çünkü eve geldik ben biramı fletmeyt rakısını içiyor mezelerimiz var falan her şey süper yani şu anda. uzun zamandan sonra böyle eğlenceli günlermin olması tabii ayrıca bir heycan kaynağı oldu bnm için. e yarın da zaten ev arkadaşımn dgünü. onun için gecelere akacağız. yani yine erasmus hayatına başlıyoruz 2 hafta aradan sonra. gerçi son 1 bçuk ayıma falan girdim ama olsun eğlendik eğleneceğmz kadar.


Bugünlerde bazı insanlar beni şaşırtıyor blog. beklemediğim tavırlarda falan bulunuyorlar. eğer çok birbirmzden hoşlanmadığımz bir arkadaşımsa aramız iyi oluyor, garip şekilde beni mutlu ediyorlar. yok eğer hani normalde iyi anlaştığımız bir insansa ters davranabiliyor bana. dur bakalım ikisinde de bir iş vardır. ya birinin benden bir çıkarı var ya diğerinin bir kurnazlık var kafasında bir süre sonra ortaya çıkar göreceğiz artık zamanla. ama şu eğer normalde pek birbirmizden hoşlanmadığımız da bu günlerde bana iyi davranan arakadşlar hep böyle kalsalar beni mutsuz etmeseler onlara daha bir minnettar olurum ama değil mi? haha.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder