Sosyal olmak için verdiğim sandığım çabaları hiç vermediğimi farkettim aksine benim içim asosyal. Bugün tam normalde az da olsa muhabbetim olan 3,4 insanı görüp resmen görmemezlikten gelip kafamı çevirdim. üşendim iki kelime muhabbet etmeye, şimdi mp3 ümü çıkarıcam da konuşcam da amaan dedim geçtim gittim e ben böyle yaparsam tanıdğım insanlara nasıl o istediğim sosyalliğe ulaşabilirm ki? zaten sosyal olmayı isteyip istemediğime de emin değilim artık. asosyallik mutlu ediyordur belki beni içimde bir yerde.
Okulların açılması belki o kadar da kötü bir şey değildir blog. nebiliyim insanların arasına dönmek, böyle bir işe yarar olduğumu hissetmek, kitap okumak falan bunlar güzel şeylermiş aslında yeniden hayata dönmek gibi haha. sonra ispanyol arkadaşla sokaklara çıkmak mağzalar falan anneye hediye almak sevinmek güzel şeyler bunlar hoş şeyler.
Bir de bugün farkettim ki ben şüpheci bir insanım, çok ilginç ama herkesten her şeyden şüpheleniyorum biri iyilik yapsa hmm bunun bnden bir çıkarı vardır diyorum, yok herangi bir olaya dur bakalm kokusu çıkar yaknda diye bakıyorum haydi hayırlısı. her şeyin başı şüphe demişler yani o da var bir yandan. Bugün sonunda 3 haftadır aradığım kitabı buldum ve okumaya başladım Samuel Johnson'ın Rasselas'ı. Kitap güzel sürükleyici ama ana karakterin mutluluk arayışı asıl beni çeken şey. sanırım kendime benzetyiorum, benzettikçe seviyorum sevdikçe daha çok okuyasım geliyor. hele bir söz var kitapta blog çok houşuma gitti: "Show me the way to break my prison. " Ne güzel demiş ama, şu kendi kendime yarattığım hatta bir de resmen yoktan var ettiğim hapishanemden kaçmayı başarmam lazım. daha konuşurum üstüne de uyku zamanım geldi,öğrenciyiz nihayetinde, haydi kaçtım.
fesat mısın arkadaşım :N:N ayrıca, asosyalliğe olan sevgim için emo kalp yaparım şu şekil yani :
YanıtlaSilasosyaliik<3
hayat bu mudur bence çoğu zaman budur. gel de beraber asosyalleşelim.