Pazar günlerini sevmiyorum işte blog. çünkü haftasonu bitiyor, haftasonunun bütün yorgunluğu feci bir şekilde hissedilir hale geliyor, yeni hafta yeni işler yeni sorunlar vs. derken sevmiyorum işte. ha ama istanbulda severdim, çünkü istanbuldaki haftasonu böyle güzel bir kahvaltıyla başlar, sonra ailecek dışarı çıklınır falan. o güzel ona lafım yok hatta özledim de o pazar ları. ama burda pazarlar evde tembellik yaparak falan geçiyori halbuki bugün ev temizleyp ders çalştım ama yine de ııh saçma sapan günler pazar lar. ha bir de neden bütün şanssızlıklar beni buluyor biri bana açıklasın! çamaşırlar yıkanırken bari evi süpüreyim dedim fena mı ettim. çat elektrkler gitti sigorta attı. kendim baktım beceremedim komşuya sordum uraştı falan sonunda halloldu. mikrodalgaya süt koyarım, süt taşar bütün mikrodalga süt olur falan amaan. ev karısı mod işte.neyse.
Ama haftasonu da az eğlenmedik blog yahu. çok dans ettik çok yorulduk, dans dans dans. güzeldi yani. ve az atkasiyonlu, sorunsuz, belasız bir haftasonuydu çok hoşuma gitti bu iş benim. dünya varmış oh bea.
O değil de ben insanlardan korkuyorum blog.insanlara güvenemeyip onlardan uzak durmaya çalışıyorum.herkesin beni incitebileceğini bu yüzden onlardan uzak durmanın en iyisi olduğunu düşünüyorum. buzamana kadar hep anneme soruyordum neden çok insanla görüşmediğini, neden tek tük arkadaşı olduğunu da anladım artık. ama bunu 19 yaşında anlamak biraz erken değil mi sanki? beni böylece insanlardan ilişkilerden korkutan insanlara çok kızıyorum.
ilişki demişken.. ya neden bir ilişkiyi yürütebilmek bu kadar zor ki? yani tamam kızla erkek birbini seviyordur, ama ilişki yürümez eğer sevgi varsa daha neye gerek var. ama öyle olmuyor işte bir yerden sonra monotonlaşan sıkıcı hale gelen ilişkiler, karı koca kavgasına dönen tartışmalar.hatırladıkça korkuyorum ya bundan sonraki ilişkilerim de böyle olursa diye.. bu yüzden de ilşki olasılığı çıktığı anda bir şekilde geriliyorum, tedirgin oluyorum vs. üzülmek istemiyorum.. bir daha öyle hayatıma giren bir insanın beni bu kadar üzmesine izin vermek istemiyorum, inanmak,güvenmek sonra pişman olmak.. tabi yine de bir süre sonra eskileri güzel hatırlıyor insan, harbiden. böyle herhangi bir şey geliyor aklına ya da kazara bir resim görüyorsun ve ah ulan ne güzel günler de yaşadık hehe diye sırıtyorsun falan, ha o üzüntüleri sorunları unutuyormusun hayır! ama zamanla hepsi katlanılabilecek hale geliyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder