10 Ocak 2010 Pazar

Zaman su misali canım,evet.

Günler aylar ne çabuk geçiyor.. dönmeme 33 gün kalmış. evet resmen sayıyorum ama hüzünlüyüm. tamam dönmek istiyorum ancak bu şehri çok özleyeceğim. burdaki insanları,olayları. ve ben çok bir ilgincim bugün. evdeydim, çok canım sıkıldı, aile özlemi,arkadaş özlemi vesaire, çıkayım Calle Uria'da yürüyeym dedim biraz;çünkü orası Kadıköy' benziyor. bir kaç kere düşme tehlikesi geçirdim kar yüzünden ama düşmedim. soğuk, kar, üşümek, sokaklarda başka başka insanlar görmek herzaman iyi gelir ve geldi de.hatta ev özlemimi bırakıp, ilerde bu şehri nasıl özleyeceğime geçtim.böyle bir mod değişikliği yok yahu. ha tabi bu melankoliye eğilimim biraz da 3 haftalık tatilimden sonra yarın okulumn başlicak olması olabilir haha. her ne kadar tatilden sıkılmış, yapacak bir şeylerim olmasını istesem de okula da gitmek istemiyorum canım aa.

Artık, ekim,kasım aylarında yağtığımız şeyleri çok geçmişten hikayelermiş gibi anlatıp gülüyoruz bibrimize bir garip. "ilk dışarı çıktğımz geceyi hatırlıyormusn?" "ahahah evet ya hiç arkadaşımız yoktu daha." vb diyaloglar geçmeye başladı,bu beni korkutuyor sanırım,hüzünlendiriyor beni. bugün her şeye hüzünlenmeye hazırm zaten hah. ama ne bileyim geçen yaz o kadar çok uğraştım ki bu erasmus işiyle,canım çıktı resmen az daha vazgeçiyordum ve şu anda geldim üstünden kaç ay geçti de dönmeme bir ay kaldı. of resmen beni korkutuyor hayatın bu kadar hızlı geçmesi. hani hep derler "bi baktım 40 yaşıma gelmişim ay hiçbir şey anlamadım yahu" böyle mi olacak yani sonumuz. neyse gerçi önemli olan bu zamanların güzel geçmesi hızlı ya da yavaş o kadar önemli olmamalı.


Mesela biri vardır blog, benle ilgilendiği zaman o kadar da önemli değildir gözümde. ama benle ilgilenmeyi bıraktığı an kıymete biner o kişi falan. hatta yine benle ilgilenmeye başlasa yine gözümden düşer falan. galiba bu bendeki bir sorun ya da belki de çok normal bir şey karar veremedim bir türlü. işte öyle bir insan olmalı ki hem benle ilgilendiğinde hem de ilgilenmedğinde gözümde aynı değerinde olmalı. öyle biri var mıdır? daha önce vardı yine olur,yine. bir de bazı insanlar vardır, böyle ukaladırlar. ciddi bir konu tartışılır onlar karşıda konuşanın apayrı bir konudaki yanlışını bulur ve düzeltmeye çalışırlar. o insanları da sevmiyorum. ukalalık yapmaya ne gerek var!? pardon ama kendinizi bir bok mu sanıyorsunuz yoksa? hayır efenim hiçbir bok değilsiniz kusura bakmayın. (birden çok 'bok' kelimesi kullandım, pardon,saygılar.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder