Redd, "Havası kaçmış balon gibiyim." derken benden bahsediyormuş meğer, bana demiş onu. Redd' den de sanki tek bir adammış gibi bahsetmem ilginç bak, neyse. Pazar günlerinin mayışıklığı, havanın kasvetiyle ve bizzat benimle birleşince hiç çekilesi olmuyor hayat. O yüzden kaşlarımı çattım, tersliyorum hayatı sık sık bir de küfür ediyorum ona. Ergen depresyonu no: bilmemkaç' a hoşgeldiniz. Bir süre erişilebilir olmayacağım, haberiniz olsun. Erişmeye kalkanın da canını yakarım. Hatta direk, yaklaşmayın intihar ederim.
Düşündüm de, düşününce bir bok oluyormuş gibi, herkesin hayatı kendi etrafında dönüyor ki bu da çok doğal lan. Eğer hepimiz kendi hayatımızın baş rolünü oynuyorsak, doğal olan budur yani. Ben siz insanlara ne anlam yüklersem siz osunuz. Benim verdiğim değere göre biçimleniyorsunuz. Sizin dünyanızda ise tam tersi işte. Öyle yani herkesin derdi kendine, akıl verme.
Dün öğlen saatlerinde, uzun zamandır unuttuğum bir duyguyu hatırladım. Pek hoş bir duygu değildi, doğruya doğru. Vay be, dedim. Kim bilir unuttuğum başka ne gibi duygular vardır, diye sordum kendime. Hatta unuttuklarımı geçtim de daha hiç yaşamadıklarım var, dedim. Bu seferki, pek hatırlamayı tercih ettiğim bir duygu değildi ancak elden gelen bir şey yoktu.
Şimdi her şey üstü üste gelecek. Durdurulamaz bir döngü başlayacak. Yeniden güneş doğana kadar bekleyeceğiz.
pili bitmiş zaman gibiyim.
ne ileri, ne geri giderim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder