9 Şubat 2011 Çarşamba

tırıvırı.

Güzel İzmir insanlarından ve Mü' den ayrılıp sorunlu İstanbul sokaklarına geri dönmek zor geldi. Ayrıca bir hafta bir insanla aynı evde yaşadıktan sonra bomboş odana dönmek de koyuyor bir yandan. Hani hep o evde, onunla birlikte yaşasam bir gün de kalkıp evime döneyim demezmişim gibi. Mü' ye duyduğum sevgi, insan üstü bir sevgi. Ve bana harika bir hafta yaşattığı için ona bir kez de buradan teşekkür ediyorum.

Eğer ben takıntılarımdan kurtulamıyorsam, takıntılarım benden kurtulur. Dedem ölmeden önce hep "Ben sigarayı değil, sigara beni bıraktı." derdi. Ben onu değil, o beni bıraktı sonunda. İyi de oldu, çok da güzel oldu.

Bira, cips ve şarap ile geçen bir haftadan sonra bugün spor hayatıma ve sevgili M.' ye geri döndüm. Sağlıklı yaşamak gerek ya hani, ondan yani yanlış anlaşılmasın.

Ne üzücü ki, farklı şehirlerdeyken ebeveynlerimi daha çok seviyorum ve onlarla daha iyi anlaşıyorum. Fazla muhabbet tez ayrılık getiriyor işte.

Şu an en eğlendiğim şey de Mü' nün otobüste İstanbul' a doğru geliyor olması, onu severim çok severim.

Minibüs şöförleri değil arabesk, genelde pop ve bazen rock dinleyen, Trivial Pursuit' e dili dönmediği için kendince oyunun ismini tırıvırı diye çeviren İzmir halkına sonsuz sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder