2 Ekim 2011 Pazar

anti klişe ayrılık sahnesi.

Öyle medeni insanlar haline geldik ki, artık duygularımız hatta ayrılıklarımız bile fazlasıyla medenileşti. Günümüzdeki kimseye bağlanmama ve özgürleşme takıntılarımız bizi zaman zaman insani duygulardan uzaklaştırıyor sanırım. Ben özgürüm, kimseyi takmam falan gibi cümleler kurarken aslında, 'kimseyi sevmem' dediğimizin farkında değiliz henüz. Medenileştik; çünkü korkuyorduk. Daha önceleri bir şeyler görmüştük ve gördüklerimiz gözümüzü korkutmuş olmalıydı. O yüzden uzaklaştık, o yüzden yabancılaştık. Yabancılaşmak bizi güçlü hissettirdi ve medeniyetin ağına düşmüş bulunduk. 'Hissetmiyorum, o halde varım' diye bağırdık, bilmiyorduk ki aslında git gide insanlıktan çıktığımızı. Neyse, dediğim gibi ayrılıklarımız bile artık o kadar medeni o kadar medeni ki, iki insan şakalaşıp gülerek ayrılabiliyor bu devirde. "Hahaha evet evet ben de artık seni sevmiyorum, ya geçen de şey oldu nasıl komik dur anlatayım," şeklinde oluşmaya başladı ayrılık cümlelerimiz. Ha bir ayrılığın drama dönüşmesinden, "benden daha iyisini hak ediyorsun, ben siyahım sen beyaz," klişelerinden oluşmasından da basit, yalın ve şaka dolu olması insanın hoşuna gidebiliyor. Ağlayarak ayrılacağımıza, gülerek ayrılırız arkadaş, diyor insan bir yerde; ama geniş açıdan baktığımızda gülerek ayrılan iki insanın birlikteyken gülmeye sebep bulamamış olmaları ya da ayrılırken içlerinde bir sızı olmaması da bir o kadar üzücü geliyor sonradan insana. Medenileşerek yazı burada kapattık. Yeni sezonda insani duygularımızdan daha ne kadar uzağa savrulacağız, hep birlikte izleyelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder