21 Ekim 2011 Cuma

bey.

Hatalarından ders almayan insana her şey müstahak, yani evet bana müstahak.

Hatta ve hatta geçtim hatalarından ders almayı, nasıl sonuç vereceğini bildiği davranışlarını sürdürmeye devam eden insan tam dayaklık. Ben tam dayaklığım.

Bazen yersiz o kadar vicdan azabı çekiyoruz ki... Aslında hiç gerek yokken.

Ekimde bitirip Kasıma gireceğiz yakında ya, her Kasım başında içime dolan umutlar ay sonunda hüsrana uğramışlar onu fark ettim.

Günlerin bomba olayı tabii ki İspanya' da yüksek lisans mevzusu. Kolları sıvadım bununla uğraşıyorum, eğer her şey yolunda giderse 2012 eylülde size Barselona'dan kart atacağım.

Mesa de Español diye bir organizasyon var. Bu organizasyonda bir sürü güzel İspanyol insanları var. Her perşembemiz erasmus gecesi gibi geçsin e mi.

Günün olayı ise burada: Sene başında Uludağ'da tanışılan 38 yaşındaki insan takıntılı ve sapık bir insan çıkarak sizi Kadıköy'de takip edebiliyormuş. Bugün yanımda bir arkadaşım olmasına rağmen ve benim onu görmezden gelmeme rağmen tüm rıhtımda peşimden koşan hatta koşarken çingenelerden çiçek almayı ihmal etmeyen ve bana yetişip ilan-ı aşk eden herif, benim ona böyle bir olayın mümkün olmadığını söylememe rağmen laftan anlamayıp ısrar edebiliyormuş. "Ben sana ayak uydururum, enerjiğim sabahlara kadar diskoda dans edebilirim."

Ulan ben sabahlara kadar dans etmiyorum sana ne oluyor? Yaşın önemli olduğunu düşünmüyorum diyor, babam yaşındaki adam. Adamsan adamlığını bil, ben sana "abi" hatta "Bey" diyorum da senin bana dediklerin oldu mu şimdi?

Sakinleş. Sakin ol.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder