31 Ekim 2011 Pazartesi

serendipity.

On bir saat boyunca aynı mekanda kalmak ve tam 40 tane müzik grubunu dinlemek. Bilmemkaç saat ayakta kalmak onun haricinde buz gibi yere oturarak ayaklarımızı dinlendirmek sonra ısınmak için de çılgınca dans etmek. Tüm bunların üstüne Van'daki depremzedelere küçücük ufacık da olsa yardım ediyor olmak. Bunların hepsini bir güne sıkıştırdık pek keyifliydi. En önemlisi Redd vardı, ama ben o adamların kendi konserlerine gitmeden bu dünyadan göçmeyeceğim bunu da böyle bilin.

"Tesadüf diye bir şey var mıdır yoksa harbiden her şey planlı programlı önümüze mi geliyor?" sorunsalı zaman zaman gündemime oturuyor. Bugün yine gündemimde mesela. Biri de çıkıp cevabını versin lan, kızıyorum artık.

Bazen de tuhaf şeyler olur. Mesela bir gün uyandığınızda bir şeyin olmasını çok istersiniz, o şey gün içinde olur falan. Her zaman olmaz da 40 yılda bir olur.

Az önce romanımı teslim ettim, şu an işi gücü olmayan bir öğrenciyim. Garip bir his doğrusu ama uzun sürmemeli bu işsizlik, para gerekli şey tabii.

Gerçekten karman çorman bir kafaya sahibim bu günlerde, farklı kalp atışları yaşıyorum. Kasım'a da merhaba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder