28 Ekim 2011 Cuma

tonight i'm all hung up in your green eyes.

İnsanlar şaşırtabiliyor. Her türlü.

Demek ki bazen de arkadaş kalınabiliyor-muş. Yaşanacak her şeyi tüketmediyseniz, birbirinizin gözünden düşmediyseniz bazı şeyler güzel devam edebiliyormuş. Herhangi bir anda gelen telefon insanı pek mutlu edebiliyormuş. Teşekkürü borç bilirim.

Evet her gün uyandığımda kafamda bir başka fikir olduğunu söylemiştim. İşte dün kafamda Boğaziçi Üniversitesi'nde Yazılı Çeviri Yüksek Lisansı fikriyle uyandım. Dedim eğer yükseleceksem yapacaksam kendi alanımda yükselmeliyim, Boğaziçi de zaten rüyalarımın okulu olduğundan... Sanki olur gibi geldi. Bilmiyorum, yarın yine İspanya diye uyanabilirim.

Bugün en sevgili hukuk hocamız, "Dert biterse, ömür biter," dedi. Çok güzel dedi. Bazen öyle laflar ediyor ki, filozof olduğunu düşünüyorum.

Her şeyin başı dürüstlük. Önce kendime dürüstlük sonra size.

Eskilere olan ilgimin büyük olduğunu bilirsiniz. İşte 60'lardan da böyle bir parça var: Sandy Posey-All hung up in your green eyes.

Bu şarkıyı bana ilk dinleten babamı da seviyorum ayrıca.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder